KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/4211 E., 2013/14578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline trafik sigortalı davalının maliki olduğu aracın dava dışı üçüncü. şahsın aracına çarpması sonucu hasarlanan aracın hak sahibine ödediği hasar giderinin sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında ehliyetsiz olması nedeniyle davalıdan tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili kusur ve hasara itiraz ederek, dava dışı karşı aracın maliki tarafından açılan dava sonucu müvekkilinin hasar bedelini ödemek zorunda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davalının Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/ 18851 sayılı dosyası ile yürütülen icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile 2.269,10 TL’si asıl alacak ve 365,91 TL’si işlemiş faiz ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işlemesi yönünden takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının taraf olduğu aynı trafik kazası ile ilgili Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/105 E, 2009/156 K sayılı kesinleşmiş dava dosyasında belirlenen kusur oranının bu dava için güçlü delil teşkil etmesine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminatın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
ZMSS Genel Şartlarının B1 maddesinin başlığında "rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta ettirenin yükümlülükleri açıklanmış olup, "d" maddesinde, "zarardan dolayı dava yolu ile veya başka yollarla bir tazminat talebi karşısında kaldığı veya aleyhine cezai kovuşturmaya geçildiği hallerde, durumdan sigortacıyı derhal haberdar etmek ve zarar ziyan talebine ve cezai kovuşturmaya ilişkin olarak almış olduğu ihbarname, davetiye vb. tüm belgelerin derhal sigortacıya vermek",
B2 maddesinin başlığında "tazminat ve giderlerinin ödenmesi"ninde "sigortacı zarar ve ziyan talebinde bulunan 3.kişilerle doğrudan doğruya temasa geçerek anlaşma hakkına haizdir. Ancak sigortacının yazılı izni olmadıkça, sigorta ettiren tazminat talebini kısmen veya tamamen kabule yetkili olmadığı gibi zarar görenlere herhangi bir tazminat ödemesinde de bulunamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/105 Esas, 2009/156 Karar sayılı kesinleşmiş karar dosyasında davacısı araç maliki Murat Türkmen davalısı karşı aracın işleten ve sürücüsü olan ... ve ... aleyhine açılan araç hasarı ve değer kaybına ilişkin toplam 4.000,00 TL tazminata hükmedildiği, bu dosyada davalılar tarafından eldeki dosyanın davacısı olan trafik sigortasına ihbar edilmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ZMSS Genel Şartlarına aykırı olarak, davalı işleten trafik kazasını ve aleyhine açılan davayı kendi sigortalısına ihbar etmeden hasar ve değer kaybınına ilişkin tazminatın bir kısmını araç malikine ödemiştir.
O halde mahkemece, trafik kazası sırasında davacıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı aracın kaza sırasında dava dışı ehliyetsiz sürücü tarafından kullanılmasından dolayı, hasarlanan dava dışı 3. kişinin aracı için anılan aracın kasko sigorta şirketine ödenen ve kusur oranına göre hesaplanan hasar miktarı kadar tazminata ilişkin hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken diğer davada hükmedilen tazminat miktarının bir bölümünün bu davada belirlenen hasar tutarından mahsubu ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/4211, K. 2013/14578, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama