KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/8468 E., 2016/2625 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Mahkemesi
- ..........Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, müvekkili lehine mahkemece hükmedilen tazminatın tahsili için borçlu ... hakkında yürütülen icra takibinde borca yeterli malvarlığı bulunamadığını, borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla taşınmazını raicinden düşük bedelle davalı 3.kişi ...'ya satarak devir ettiğini ileri sürerek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, tasarrufun borcun doğum tarihinden önce yapıldığını, müvekkilinin doktor olup taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücü olduğunu, taşınmazın emlakçı aracılığıyla satın alındığını, ödemenin banka aracılığıyla yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu vekili, davacının müvekkilinin boşandığı eşinin yeni eşi olduğunu, müvekkilinin ve boşandığı eşinin birikimleriyle inşa edilen evin daha evlenmeden davacı üzerine yapıldığını, oturduğu evden zorla çıkartılan ve iki çocukla terk edilen müvekkilinin çocuklarının devir masraflarını karşılayabilmek amacıyla dava konusu taşınmazı diğer davalıya satmak zorunda kaldığını, satışın gerçek olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava konusu satışın, borcun kaynağı olduğu belirtilen el atmanın önlenmesi davası karara bağlanmadan yapıldığı, taşınmazın el atmanın önlenmesi davası açılmadan önce de satışa çıkartıldığı, taşınmazı satın alan 3.kişinin borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olduğunun ve satışın muvazaalı olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/8468, K. 2016/2625, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama