KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/17302 E., 2018/9585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın müvekkilin desteği olan oğluna çarpıp öldürmesi nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 36.933,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, kusur tespiti yapılmasını, müterafik kusurun varlığı halinde hesaplanacak tazminattan indirim yapılmasını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile ve kusur oranıyla sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve ıslahla açılan davanın kabulüne, toplam 36.993,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
1)HMK'nın 26. Maddesine göre; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir."
Somut olayda; davacı vekili ıslah dilekçesinde talebini 36.933,00 TL’ye yükseltmesine rağmen mahkemece, 36.993,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsile karar verilmiştir.
O halde mahkemece, HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak 36.933,00 TL’yi hüküm altın alınması gerekirken talep aşımı yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2)Kabule göre mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece, konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden kazanın oluşumunda kusur durumunun ne olduğu konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/17302, K. 2018/9585, 24 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama