KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/2708 E., 2015/12614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle verilen birleştirme kararının süresi içinde davalılar ... Gıda ...Tic.AŞ ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacı ...'a çarparak ağır şekilde yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu, olay nedeniyle eşi olan davacı ...'in büyük acı yaşadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... için 10.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı eş Meryem için 25.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, araların hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle iş bu dosyanın, ... 19. İş Mahkemesi'nin 2013/19 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... Gıda ...Tic.AŞ ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 166. maddesi gereğince, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış olan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde birleştirilebilir. Eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilen dava, aynı sıfattaki mahkemelerde görülmediğinden birleştirme kararı verilmesi mümkün değildir. Kaldı ki, ayrı yargı çevresinde görülen davalarda, birleştirme talebi, ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Oysa, eldeki dava, birleştirilmesine karar verilen davadan önce açılmıştır. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/2708, K. 2015/12614, 23 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama