KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/8854 E., 2018/3569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARA R-
Davacı vekili, davalı sürücünün tam kusurla davacıların yolcu olduğu araca çarparak davacıların yaralanmalarına neden olduğunu, manevi olarak zarar gördüklerini belirterek müvekkillerinden ... için 7.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacıların ağır yaralanma iddiasının gerçek dışı olduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 1.500,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL'nin olay tarihi olan 28/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2015 yılı için 2.080,00 TL'dir. Temyize konu karar, davacı ... için hükmedilen 1.500,00 TL manevi tazminat tutarı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, ve özellikle manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56 (eski BK 47) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin (isteminin) REDDİNE,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/8854, K. 2018/3569, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama