İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/9297 K.2018/683

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

Esas2015/9297Karar2018/683Tarih7 Şubat 2018Okuma5 dk · 977 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2015/9297 E., 2018/683 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Şubat 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

977 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARA R-

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkili ile davalı ... arasında 02.01.2011 tarihli kredili satış-cari hesap sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeyi ...'ın borçlu sıfatıyla, dava dışı ...'ın da kefil sıfatı ile imzaladığını, ...'ın 5 taksitte toplam 7.500,00-TL ödemeyi kabul ve taahhüt etmesine rağmen borcu ödemeyince borçlular aleyhine ...

18.icra müdürlüğünün 2012/4554 sayılı takip dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu ...'ın icra takiplerinden kurtulmak ve alacaklılardan mal kaçırmak için muvazaalı işlemlere giriştiğini, yapılan araştırmaya göre davalı ... adına kayıtlı ... ilçesi 1150 ada, 17 parselde kayıtlı ev ve dükkanın 12.07.2012 tarihinde 40.000,00-TL bedelle ...'e satış yapıldığını öğrendiklerini, yapılan satışın borcun doğumundan hatta takibin başlaması ve kesinleşmesinden sonra kötü niyetli olarak mal kaçırmak amacı ile yapıldığını, davalı ...'in de davalı ...'ın borca batık olduğunu bildiği halde taşınmazı satın aldığından bahisle,

... ilçesi 1150 ada, 17 parselde kayıtlı taşınmazın davalı ...'e satışına ilişkin muvazaalı işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davalı müvekkilinin dava konusu taşınmazın bitişiğinde ...

Unlu Mamulleri" isimli fırın işletmesinin sahibi olup kira sözleşmesinin de 2030 yılına kadar süreli olduğunu, müvekkilinin mevcut mekanının yeterli gelmemesi ve işletmesini büyütmek amacı ile dava konusu taşınmazı satın aldığını, taşınmazın satış bedelinin 40.000,00-TL sınırlı olmayıp, taşınmaz üzerinde 1.dereceden 50.000,00-TL, 2.dereceden 100.000,00-TL ipotek bulunduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan hacizlerin alım satım işleminden bir gün önce fek edilerek alım satım işleminin 12.07.2013 tarihinde gerçekleştiğini, dolayısı ile taşınmazın alım satım bedelinin satım esnasında davalıya nakden ödenen 40.000,00-TL ile sınırlı olmayıp,

hacizlerin fekki için yapılan ödemelerin, keza taşınmazın ipotek borcu nedeniyle yapılan ve yapılacak ödemelerin de hesaba katılması gerektiğini, müvekkilinin taşınmazın eski sahibi davalıyı çok yakinen tanımadığından borca batık olduğunu bilmesinin de mümkün olmadığını, müvekkilinin tamamen iyi niyetli olarak taşınmazı satın aldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı ...'a usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, duruşmaya gelmediği gibi herhangi bir yazılı savunmada bildirmediği anlaşılmıştır.Mahkemece; taşınmazın satış tarihi itibariyle değerinin 70.510,00-TL olduğu, gayrımenkulün üzerindeki ipotek ile beraber satıldığı, ödenen ve ödeneceği taahhüt edilen ipotek borcu ile birlikte satış senedinde gösterilen bedel toplamı ve incelenen icra dosyaları da dikkate alındığında tanık beyanları ile birlikte değerlendirilerek taşınmazın gerçek değerinden yapılan satışın gerçek satış olduğu kabul edilmiş subut bulmayan davanın reddine karar verilmiş;

hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.İİK.nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır.

Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Bu davanın önkoşulu ise, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Özellikle İİK.nun 278.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır.

Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.

Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de irdelenmeli, İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa,

bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerektiği diğer bir anlatımla taşınmazı borçludan satın alan 3. kişinin taşınmazı elinden çıkarmış olmasına rağmen alacaklının tasarrufun iptalini istemiş olması ve taşınmazı 3. kişiden satın alan 4. kişiyi davaya dahil etmiş olmasında yasal bir sakınca bulunmaması yanında davaya dahil edilen 4. kişinin iyi niyetli olması halinde 3. kişi hakkındaki davanın talep olmaksızın yasa gereği bedele dönüşeceğinden açılan davanın nakden tazmin davası olarak sürdürülmesi gerekir.Somut olayda mahkemece dava konusu gayrımenkulün bilirkişi

tarafından belirlenen gerçek değeri ile üzerindeki ipoteklerle satılması sebebi ile satım bedeli arasında fark bulunmaması sebebi ile davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

İİK 280. Maddesi “Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir.

Şu kadar ki, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır. “ hükmünü öngörmektedir.Davalı 3. kişi ...'in mahkemeye ibraz ettiği cevap dilekçesinde ve mahkemedeki beyanlarında, davalı tanıklarından ... ve tanık ... beyanında davalı 3. kişi, ... ve ...'ın komşu oldukları belirtilmiştir.

Dava konusu gayrımenkulün davalı 3. kişi Kurban'ın dükkanı ile yan yana olması, tanık beyanları da dikkate alınarak İİK 280 hükmü gereğince davalı 3. kişi Kurban'ın borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olup olamayacaklarının kararda irdelenerek, yine tasarrufa konu taşınmazın işyeri olması nedeniyle olayda İİK.nun 280/son maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması, satım tarihinde dava konusu gayrımenkulün kim tarafından ne şekilde kullanıldığının da araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 06.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/9297, K. 2018/683, 7 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/9297
Karar No
2018/683
Tarih
7 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/9300 K.2018/491
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/9305 K.2018/2088
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/9305 K.2018/243
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/9310 K.2018/1193
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/9319 K.2018/1209
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/9323 K.2018/3130

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.