KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/17512 E., 2019/8472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 25.09.2019 Salı günü davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı borçlular ...,... hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, borçluların alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendilerine ait 4 adet taşınmazı diğer davalı ...'ın kızı ... 'e sattıklarından, bu satışların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin mal kaçırma amaçları olmadığını, davalı ...'ün taşınmazların alınması sırasında reşit olmadığından inançlı işlemle ... adına alındığını daha sonra ... adına geçteğini, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, aciz belgesi sunulmadığı ve takibin kesinleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Bu davaların görülebilmesi için borçlunun aciz halinde olması ve borçlu hakkındaki takibin kesinleşmiş olmasıdır. Dava şartlarının davanın başlangıcında mevcut olması gerekmekle birlikte ancak yargılama sırasında tamamlanması da mümkündür.
Somut olayda davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı tarafından Sorgun 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/29 Esas sayılı dosyasından takip konusu alacak ile ilgili olarak itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu halde mahkemece, itirazın iptali davasının kesinleşen sonucunun bekletici mesele yapılması, takibin kesinleşmesi halinde ise aciz belgesi yerine geçebilecek haciz tutanağının da bu aşamadan sonra araştırılarak oluşacak sonuca göre, karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/17512, K. 2019/8472, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama