KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/7777 E., 2009/5325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalı şirketin müvekkilinin bayiliğini üstlendiğini, ancak davalının bir süre sonra sözleşmeye aykırı olarak başka firmanın ürünlerini sattığını ve müvekkili şirketin ürünü olan Hayat Su markasını müşterilere kötülediğinin öğrenilmesi üzerine, davalıya noter kanalıyla ihtarname keşide edildiğini, ancak bir sonuç alınamadığını, davalının haksız davranışları sonucu müvekkilinin zarara uğradığını öne sürerek maddi ve manevi zararın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının iddia ettiği gibi bir sözleşme imzaladığını hatırlamadığını, davanın (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, müvekkilinin tarafı olduğu sözleşmeye aykırı şekilde bir davranışının olmadığını, davacının sözleşmeyi feshetmesi üzerine başka bir firma ile anlaşıp o firmanın ürünlerini sattığını, davanın haksız açıldığını öne sürerek reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, davanın bayilik sözleşmesinin feshinden ... yatırım gideri cari hesap alacağı, kazanç kaybı ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, taraflar arasında davacı firmanın ürettiği ürünlerin pazarlanması hususunda biri tarihsiz, diğeri 02.07.2004 tarihli iki sözleşme imzalandığı, daha sonra sözleşmelerin davacının 01.11.2004 tarihli ihtarnamesi ile feshedildiği, ancak davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ve davalının kusurlu davranışta bulunduğunu kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizi vekalet ücretine ilişkindir. Mahkemece davalı yararına eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değilse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/7777, K. 2009/5325, 4 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama