KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/10102 E., 2011/3954 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Av..... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar, davalıya sipariş ettiği mallara karşılık teminat olarak 50.000.-TL.bedelli çek ve toplam 100.000.-Dolar bedelli senetler verdiklerini, malların teslim edilmediğini belirterek borçlu olmadıklarının tespiti ile çek ve senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar vekili, davacıların iddialarını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini, davacılara alacak sebebini oluşturan mazotun satıldığına dair fatura ve sevk irsaliyelerinin bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu kambiyo senetlerinin avans, çekin de teminat olarak verildiği iddiasının davacı yanca usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava konusu çek yönünden davacılar ... ve ...’nin açtığı davanın aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddine, bonolar yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar ... ve ...’nin çeke yönelik açtıkları dava aktif husumet ehliyetinden reddedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7.maddesi hükmü gereğince “tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur”şeklindedir. Bu durumda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gözetilmeden davalı yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/10102, K. 2011/3954, 28 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama