KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/13558 E., 2011/7697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin 15.06.2003 tarihinde bir dükkanı depo olarak kullanmak üzere kiraladığını, temizlik yaptığı sırada sayacın mührünün olmadığını fark ederek 19.06.2003 tarihinde ...’a dilekçe vererek sayacın mühürlenmesinin istendiğini, ancak mühürleme işlemi yapılmadığını, aksine kaçak kullanım var denilerek kaçak faturası düzenlendiğini, ihtirazi kayıtla 3.326,74 TL’nin ödendiğini, müvekkili hakkında elektrik hırsızlığından dava açıldığını,müvekkilinin bu nedenle büyük bir üzüntü içine girdiğini belirterek, 3.326,73 TL’nin davalıdan istirdadı ile ayrıca 500.00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının kaçak elektrik kullanması nedeni ile yaptığı işlemlerde hukuka aykırılık söz konusu olmadığını, manevi tazminat koşullarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacı ... hakkında Asliye Ceza Mahkemesinde elektrik hırsızlığı suçundan açılan davada kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ...’ün beraatine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 15.06.2003 tarihinde işyerini kiralayan davacının sayaçtaki sorunu görünce 19.06.2003 tarihinde davalı kuruma müracaat ettiği,davalı kurumun davacının bu müraacatına gerekli duyarlılığı göstermediği, davacının abone olabilmek için davalının talep ettiği tutarı ödemek zorunda kaldığı, ceza mahkemesi kararında da vurgulandığı gibi davacının kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığı, davalının davacının hırsızlık gibi yüz kızartıcı bir suçtan yargılanmasına neden olduğu, bu nedenle davacının 3.326,73 TL ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile 500,00 TL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz istemine gelince; davalının şikayeti üzerine davacı hakkında kaçak elektrik kullanmak(elektrik hırsızlığı) suçundan kamu davası açılmış ise de delil yetersizliği nedeni ile davacının müsnet suçtan beraat ettiği anlaşılmıştır. Gerçekten suçların kovuşturulması amacı ile yetkili makamlara yapılacak şikayetler hukuka aykırı sayılmazlar, ancak her hak ve özgürlük gibi hak arama özgürlüğü de sınırsız olamaz. Bu durumda davalının hak arama özgürlüğü ile davacının çatışan kişilik hakkının sınırının MK’nun 2.maddesi kapsamında hakim tarafından büyük bir özenle çizilmelidir. Somut olayda davalının şikayet hakkını hukuka aykırı olarak kullandığından söz edilemeyeceğinden davalının manevi tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/13558, K. 2011/7697, 9 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama