KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/5555 E., 2011/1851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 8.9.2009
- No
- 343-458
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, icra takibine konu edilen çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkilinin söz konusu çek koçanını almak için bankaya müracaatının dahi bulunmadığını yetkili olmadığı halde bir dönem müvekkilinin yanında çalışan ...' ın müvekkilinin bilgisi dışında çek koçanı aldığını bu şahıs ve banka görevlileri hakkında dolandırıcılık suçundan soruşturma başlatıldığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tesbiti ile % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili davacı şirket temsilcisi ... ...' in yazmış olduğu vekaletnameden de anlaşılacağı üzere ...' ın ticari mümessil olarak atandığı, müvekkili şirket ile davacı şirket adına ... arasında garanti sözleşmesi,satış pazarlama yetki anlaşması ve tek yetkililik şatış ve pazarlama anlaşması yapıldığını BK'nun 450/1 maddesi uyarınca ticari mümessilin kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisinin olduğunu davacı şirketin çeki ...' ın imzaladığını bildiğini ve buna icazet verdiğini belirterek haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama toplanan deliller neticesinde 4.1.2005 tarihli vekaletname ile davacı şirket yetkilisi ... ...' in ...' ı "şirketi bilinen makam ve merciilerde temsile" bu hususlardan dolayı bilumum iş ve işlemleri yapmaya yetkili kıldığı bu vekaletname kapsamına göre ...' ın kambiyo senedi düzenleme yetkisinin bulunduğu, bu kişi noterden 24.4.2006 tarihinde azledilmiş ise de davaya konu çekin azilden önce 1.4.2006 tarihinde keşide edildiği, ...' ın başka çekleri de keşide ettiği bu çekllerin de ödendiği, hal böyle olunca davacı şirketi dava konusu çekten sorumlu tutmak gerektiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/5555, K. 2011/1851, 15 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama