KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/12308 E., 2012/3940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar ... San. AŞ ... ve ... , duruşmalara katılmamış, cevap da vermemişlerdir.
Diğer davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile takibin toplam 1.279.774,97 TL üzerinden, asıl alacak olan 1.257.449,11 TL ye takip tarihinden itibaren % 60 oranında temerrüt faizi ve faize % 5 BSMV uygulanmak suretiyle takip talebindeki diğer koşullarla devamına, 511.909,98 TL inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Mahkemece hükme esas alınan 27.01.2010 tarihli bilirkişi ek raporunun 3. sayfasında; taraflar arasındaki sözleşmenin 9. md.si gereğince temerrüt halinde uygulanacak temerrüd faiz oranının "... bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranına veya ileride artırıldığı takdirde artan en yüksek kredi faiz oranının %100 fazlası oranında..." belirleneceği belirtilmiş ve 7. sayfasında temerrüt faiz oranının % 60 olduğu kabul edilmiş iken hesaplama tablolarında uygulanan akdi faiz oranının %26 olarak belirtilmiş olması,
yine 12. ve 14. sayfalarında işlemiş temerrüt faiz oranının %52 olarak belirtilmiş olması karşısında hükme esas alınan bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğu ve gerekçede bu raporun benimsendiği açıkça belirtildiğinden mahkemece davacı vekilinin itirazları da gözetilerek çelişkinin giderilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/12308, K. 2012/3940, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama