KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/7229 E., 2012/2098 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiş ise de davalı asil ve davalı vekilinin müşterek imzalı 04.05.2011 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiklerini bildirmeleri üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava; kredi kartı alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı taraf daha sonra temyizden vazgeçmiştir. 1)Davalı asil ve davalı vekili müşterek imzalı 04.05.2011 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiklerini bildirdiklerinden davalı tarafın temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle reddi gerekmiştir.
2)Davacının temyizine gelince; dava konusu icra takibinde ödeme emrinin borçluya 14.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği icra dosyası içindeki tebliğ belgesinden anlaşılmaktadır. Borçlu tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük itiraz süresi geçtikten sonra 29.01.2009 tarihinde itiraz etmiştir. İtiraz süresinde yapılmadığından icra takibi kesinleşmiştir. Kesinleşen icra takibine karşı itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
İtirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından biri borçlunun aleyhindeki ilamsız icra takibine ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edip takibi durdurmasıdır. Somut olayda bu şart gerçekleşmediğinden davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekir.Dava şartı aleyhe bozma yasağının istisnalarından olduğundan mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/7229, K. 2012/2098, 14 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama