KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/10053 E., 2017/5767 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
222 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi,gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar,davalı ile ticari ilişkilerinin olmadığını, herhangi bir hizmet ve mal alımı olmadığı gibi nakit borç para da almadıklarını, davalının haklarında senede dayalı icra takibi başlattığını, icra takibine konu senetteki imzaların kendilerine ait olmadığını belirterek takibe konu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile davalı aleyhine %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili,davacıların icra hukuk mahkemesinde imzaya ve borca itiraz etme imkanı ve süresi varken iş bu menfi tespit davasının açılmasında hukuki yarar olmadığını, kıymetli evrakta mücerretlik ilkesi gereği senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalkacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu bonoda keşideci altında davacılar adına atılı imzaların davacılara ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, %20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/10053, K. 2017/5767, 11 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama