İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2018/2163 K.2020/72

Taraflar arasında görülmekte olan itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi tarafından verilen taraf…

Esas2018/2163Karar2020/72Tarih27 Ocak 2020Okuma5 dk · 911 kelime

KÜNYE

19. Hukuk Dairesi 2018/2163 E., 2020/72 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Ocak 2020
Mahkemesi
Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

911 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülmekte olan itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi tarafından verilen taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı... Yayın Or. Tur. Taah. Gıda San ve Tic. Ltd. Şti arasında akdedilen 30/05/2013 tarihli genel kredi sözleşmesine davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi ve asıl kredi borçlusu şirket tarafından keşide edilen çeklerin karşılıksız çıkması üzerine davacı bankanın çeklerin garanti bedellerini ödemek zorunda kaldığını, söz konusu alacaklara istinaden başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, takibe ve davaya dayanak kredi sözleşmesi altındaki imzanın davalının eli ürünü olmadığını ve davalının kredi sözleşmesinde kefaletinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesi gereğince eşi olan ...'ın rızası bulunmadığından kefaletin geçersiz olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 6098 sayılı TBK'nın 584 maddesi gereğince kefalet taahhüdünde eşin rızasının geçerlilik koşulu olarak yasada düzenlenmesinin nedeni eşlerin birbirlerinin borçlandırıcı tasarrruflarından haberdar olma, borçlandırıcı işlemleri aile bütünlüğü içerisinde birlikte yapmalarını sağlamak düşüncesi olduğunu, her ne kadar söz konusu kefalet taahhüdünün verilmesi öncesinde davalı ...'ın eşinin muvafakatının alınması yasal bir zorunluluk ise de;

söz konusu yasal zorunluluğa uyulmamasının somut uyuşmazlıkta olduğu gibi kanuna aykırı hile ile hakkın kötüye kullanımı halinde TMK’nın 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı şekilde hukuken korunamayacağını, davaya konu genel kredi sözleşmesinde anılan davalının müteselsil kefil olarak kefalet taahhüdünde bulunduğunu, dava dışı şirkete ait ticaret sicil gazetesinin incelenmesinde davalıların hisse sahibi oldukları,

bu nedenle 6102 sayılı TTK'nın 7 ve TBK'nun 584/son maddesi uyarınca söz konusu kredi borcuna yönelik davalıların müteselsil kefaletinin ticari nitelikte olduğu,kefaletin geçerliliği için davalının eşi olan ...'ın rızasına gerek bulunmadığı,bu sebebe istinaden geçersizliğin ileri sürülmesinin ve kredi ve kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihten davaya kadar sessiz kalmasının 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu,kredi sözleşmesindeki kefalet taahhüdünde yer alan imzanın davalıların eli ürünü imzası olmadığına ilişkin savunmalarına itibar edilmediği

gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, dosyaya sunulan dava dışı şirkete ait 19/04/2012 tarihli Sicil Gazetesine göre davalı ...'ın şirkette %70, diğer ...'ın ise %30 payının bulunduğu, şirketin iki ortaklı olup, her iki davalının şirket yöneticisi olduğu,6102 sayılı TTK'nın 7. ve TBK'nın 584/son maddesi gereğince,

davalıların şirket ortağı ve şirket yöneticisi olarak sözleşmede kefaletleri bulunduğundan artık eş rızasına gerek olmadığı gibi Adli Tıp Kurumu Fiziki İhtisas Dairesinden alınan rapor ve ek rapora göre de kredi sözleşmesindeki kefalet tarihindeki yer alan imzaların her iki davalının eli ürünü olduğu tespit edildiği,müteselsil kefalet sözleşmesine imza atan,

davacı bankaya güven verip davacı bankanın asıl borçlu şirkete kredi kullandırılmasından sonra şirketin ortağı ve temsilcisi olan her iki davalının kefalet sözleşmesinin geçersizliğini ileri sürmelerinin ve sözleşmenin imzalandığı tarihten dava tarihine kadar sessiz kalmalarının da TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmasından dolayı her iki davalının kefaletinin geçerli sayılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,genel kredi sözleşmesinde gayri nakti alacağın depo edilmesine yönelik asıl borçlu ve müteselsil kefillerin herhangi

bir talepleri bulunmadığından ve davacı banka tarafından dava dışı şirkete verilen çeklerin veya çek yapraklarına ilişkin bankanın üstlendiği bedelin de ödenmediği gerekçesiyle davacı bankanın gayri nakdi alacağın depo edilmesine yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

6098 sayılı TBK'nın 583.maddesinde; kefalet sözleşmesinin, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda,

bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu düzenlemesi yer almaktadır.Bu durumda somut olay açısından kefaletteki davalı adına yazılmış tüm yazıların davalı eli ürünü olup olmadığının tespit edilmediği dolayısıyla ortada geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunup bulunmadığı hususu önem kazanmaktadır.Somut olayda davalı ... vekili TBK'nın 583. maddesindeki unsurların gerçekleşmediğini savunmakta bu konuda rapor alınmasını istemektedir.

Dava konusu kredi ilişkisinde kredi kullandıran bankanın, kredi müşterisi davalı kefil karşısında güçlü konumda olup TTK’nın 22. maddesi uyarınca basiretli işadamı(tacir) gibi davranma yükümlülüğü bulunmaktadır.Zira kredi kullandırıp kullandırmama tamamen bankanın insiyatifindedir. Dolayısıyla davalının kefaletinin geçerliliğinin kanundaki düzenleme çerçevesinde davalının kendi el yazısına bağlı olduğunu bilecek durumdadır.

TBK'nın 583. maddesindeki geçerlilik şartına rağmen davalı kefilin el yazısına gerek görmeden kredi kullandıran davacı banka daha sonra şekil şartı eksikliğinin-kefaletteki davalı adına yazılmış tüm yazıların davalı eli ürün olmadığının- ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu açıkça ortaya koymalıdır.

Davalı kefilin şekil noksanlığını ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılmak vasfında olduğu davalı bankaca açıkça ortaya konulamadığından kefaletin geçersizliğinin kabulü gerekir.

Kaldı ki kefilin sözleşmeden sonra bankaca yapılan ilk talepte kefaletin geçersizliğini ileri sürdüğü ve kabullenme iradesinin de bulunmadığı da anlaşılmaktadır.Mahkemece, öncelikle kefaletin geçerli olabilmesi için gerekli olan davalının el yazısı ile doldurması gereken hususlardaki inkar çerçevesinde bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kefilin ilk derece mahkemesince sorumlu tutulması ve istinaf mahkemesince de ilk derece mahkemesi kararının benimsenmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 27.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/2163, K. 2020/72, 27 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2163
Karar No
2020/72
Tarih
27 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/2166 K.2020/204
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/2168 K.2019/8450
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/2169 K.2020/1026
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/2171 K.2020/1129
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/2173 K.2020/456
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2018/2177 K.2020/35

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.