İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2018/3650 K.2020/105

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2018/3650Karar2020/105Tarih28 Ocak 2020Okuma4 dk · 786 kelime

KÜNYE

19. Hukuk Dairesi 2018/3650 E., 2020/105 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Ocak 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

786 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, davacının davalının müteahhidi olduğu taşınmazdan 150.000 USD karşılığında daire satın aldığını, kaparo olarak davalıya 10.000 USD ödediğini, kalan kısım için toplam 140.000 USD tutarındaki dört adet senedi davalıya verdiğini, davacının 2009 yılında senet bedellerini davalıya ödemesine rağmen, davalı tarafın sadece 15.000 USD bedelli senedi davacıya iade ettiğini, kalan 10.000 USD, 55.000 USD ve 60.000 USD bedelli üç senedi ise kaybettiğini bildirdiğini, 2011 yılında satışa konu dairenin bulunduğu binada meydana gelen hasarların onarılması ile ilgili olarak,

davacının dava dışı diğer kat maliklerini de organize ederek davalıdan talepte bulunmak için dava açmak istemesi üzerine, davalının, davacının kararlılığını kırmak için, daha önce kaybettiğini beyan ettiği ve bedelsiz kalan üç adet senede dayalı olarak davacı aleyhine icra takibi başlattığını ileri sürerek, takibe konu senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, ... Büyükşehir Belediyesi'nde memur olan davacının, belediyeye ait ve benzin istasyonu ruhsatı almaya uygun bir arazinin davalıya kiralanması için aracı olacağını bildirdiğini, bu aracılık işi için davacıya 350.000 USD ödenmesi hususunda taraflar arasında 07.01.2010 tarihli sözleşme yapıldığını, sözleşme uyarınca davalının davacıya 125.000 USD ödeme yaptığını ve bu ödemenin teminatı olarak da davacıdan dava konusu senetleri aldığını, devamında ise davacının edimini yerine getirmemesi üzerine, davalının söz konusu senetlere dayalı olarak icra takibi yaptığını belirterek, davanın reddini ve davacı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, Adli Tıp Kurumu'nun 27.12.2012 tarihli ve 9916 nolu raporunda, dava konusu senetlerin düzenleme tarihlerinin, tediye tarihlerinden farklı fiziki evsafta kalemlerle yazılmış oldukları, yine bu üç senedin düzenleme ve tediye tarihlerinin, senet metinlerindeki diğer yazılardan farklı fiziki evsafta kalemlerle birlikte ve sırası dahilinde yazılmış olduklarının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu'nun 19.09.2013 tarihli ve 7158 nolu raporunda; söz konusu senetlerde kullanılan kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığının belirtildiği,

davalı tarafın ibraz ettiği sözleşme başlıklı belgenin ön sayfasında tarafların imzalarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının dava konusu icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın alacağının bulunup bulunmadığının yargılama sonucu belli olması nedeniyle davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2015/12018 esas ve 2016/4704 karar sayılı ve 17/03/2016 tarihli kararı ile.

"Davacı takibe konu olan bonoların bedelsiz olduklarını belirterek, menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davalı bu bonoların ''07.01.2010 tarihli sözleşme başlıklı belge uyarınca güvence olarak alındığını'' savunmuştur. Bonoların ihdas nedenleri malen olduğundan, davalı bu beyanı ile ihdas nedenini talil etmiş sayılır. İspat yükü davalıda bulunmaktadır. Ancak davalı, dosyaya 14.07.2011 tarihli ve davacının imzasını taşıyan ''taahhütname'' başlıklı belgeyi sunmuştur.

Mahkemece açıklanan ilkeler uyarınca, bonoların 07.01.2010 tarihli belge uyarınca ahlaka aykırı bir nedenle verilip verilmediği ve 14.07.2011 tarihli taahhütnamenin geçerliliği konusunda araştırma ve inceleme yapılıp, tarafların delilleri değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda icra takibine dayanak teşkil eden bonoların 07.01.2010 tarihli sözleşme uyarınca ... Büyükşehir Belediyesi'ne ait yerin davalıya ait şirkete kiralanması ve daha sonra benzin istasyonu ruhsatı alınmasına yardımcı olunması için ...

Büyükşehir Belediyesi'nde çalışan davacıya verilen nakit paranın teminatı olarak davacı tarafından davalıya verildiği, söz konusu sözleşmenin ahlaka aykırı olduğu, tanık ifadelerinden 14.07.2011 tarihli taahhütnamenin baskı altında davacı tarafından imzalandığı ve geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, bonoların veriliş nedeni dikkate alınarak davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava icra takibine konu bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin 2015/12018 esas ve 2016/4704 karar sayılı ve 17/03/2016 tarihli bozma ilamına uyulmuş ancak bozmada belirtilen hususlar doğru olarak değerlendirilmemiştir. 01.07.2010 tarihli belgenin kamu görevlisi olan davacının ...

Büyükşehir Belediyesi'ne ait taşınmazın kiralanması için düzenlendiği anlaşıldığından, davacının herhangi bir resmi aracılık sıfatı olmadan yasalara aykırı şekilde komisyon ücreti alması ahlaka aykırıdır. Bu nedenle davacıya yapılan ödemeler geri istenebilir. 14.07.2011 tarihli taahhütnamenin de davalı tarafından davacıya yapılan baskı ve tehdit sonucu imzalatıldığı ileri sürülmüşse de davacının taahhütnameyi imzalamasından sonra suç duyurusunda bulunmadığı görülmüştür.

Mahkemece tanık beyanlarına göre taahhüdün tehdit ve baskıyla alındığı yönünde kanaat oluştuğu belirtilmişse de dinlenen tanıkların davacının kardeşleri olması ve beyanların görgüye dayalı olmayan soyut beyanlar içermesi karşısında tanık beyanlarına itibar edilemez. Davacı, davalıya vermiş olduğu bonoları kendi imzalamış olup söz konusu bonoların davalıdan satın aldığı taşınmaza ilişkin olduğunu da ispatlayamamıştır.

Tüm bu nedenlerle mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/3650, K. 2020/105, 28 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/3650
Karar No
2020/105
Tarih
28 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2018/3651 K.2020/100
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/3652 K.2020/530
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/3654 K.2020/22
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/3658 K.2020/561
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/3660 K.2020/233
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/3661 K.2020/234

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.