İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2022/15491 Karar: 2023/1402 Tarih: 2023

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/15491 K.2023/1402

2. Ceza Dairesi 2022/15491 E. , 2023/1402 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/393 E., 2016/82 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarı

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2022/15491 E. , 2023/1402 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/393 E., 2016/82 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarı

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2022/15491 E. , 2023/1402 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/393 E., 2016/82 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.08.2015 tarihli ve 2015/2663 Esas sayılı iddianamesi ile; sanıkların katılana tekme tokat vurarak yaraladıkları ve eline vurmak suretiyle elindeki telefonu düşürüp kırdıkları iddiasıyla, haklarında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 151/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/393 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis, mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına sanık ... hakkında ayrıca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların temyiz sebepleri, hükümleri temyiz etme iradelerinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1.03.08.2015 günü saat 01.30 sıralarında katılan ...'ün yanında tanık E.G ile birlikte kullandığı araçla babasının evinin önüne geldiği, sanıklar ... ve ...'in sokakta oturmakta oldukları, sanıkların katılanı görünce aracın yanına geldikleri ve katılana arabadan aşağıya in dedikleri, katılanın araçtan inmemesi üzerine her iki sanığın katılana yumrukla vurmaya başladıkları, katılanın sanıklar tarafından yumruklandığı sırada elindeki telefonun düşerek kırıldığı, tanığın olayları doğruladığı, sanıklar her ne kadar katılanın kendilerine küfür ettiklerini savunmuş iseler de tanığın böyle bir durum olmadığına dair beyanlarının bulunduğu, dosya içerisinde yer alan 06.08.2015 tarihli kati doktor raporunda katılanın basit tıbbi müdahale ile ile giderilebilecek şekilde yaralandığının belirtildiği anlaşılmıştır. 2. Sanıkların telefona zarar verme eylemini kabul etmedikleri belirlenmiştir. 3. Sanıklara 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmiştir. IV. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Mala zarar verme suçu kasten veya olası kast ile işlenebilecek suçlardandır. Bu suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir. Olası kastla mala zarar verme suçunun işlenebilmesi için, sanığın gerçekleşmesi muhtemel sonuçları öngörmesine rağmen bu sonuçları kabullenmesi, neticenin gerçekleşmesine aldırmaması ve eylemine "olursa olsun" bilinciyle devam etmesi gerekmektedir. Taksirde ise kendi yetenekleri, algılama gücü, tecrübeleri, bilgi düzeyi ve içinde bulunduğu koşullar altında objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olan sanığın neticeyi istememesine karşın neticenin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; sanıkların, katılana yumrukla saldırması üzerine katılanın elinde bulunan telefonun düşerek zarar görmesi şeklinde gerçekleşen olayda; tüm dosya kapsamından sanıkların kastının katılanı yaralamaya yönelik olduğu, sanıkların suça konu telefona zarar verme kastı ile hareket ettiğine dair delil bulunmadığı gibi, telefonun zarar görmesini de öngörememeleri karşısında sanıkların eyleminin taksir düzeyinde kaldığı ve mala zarar verme suçunun taksirle işlenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, yasal unsurları oluşmayan atılı mala zarar verme suçundan sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu ile uzlaşma kapsamında olan kasten yaralama suçunun birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 253/3. fıkrasında yer alan “Etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı ve aynı fıkranın ikinci cümlesinin uygulanma imkanının ortadan kalktığı nazara alınarak, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu tespit edildiğinden sanıklar hakkında kurulan hükümlerin uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere bozulması gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/393 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararında sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla