KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/4257 E., 2025/10822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/3946 E., 2019/2546 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen cezaların miktar itibariyle kesin olması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin bu suçlara ilişkin temyiz isteminin reddine dair verilen 14.01.2020 tarihli ek kararın müdafiine 21.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve sanık müdafiinin anılan bu ek karara ilişkin yeniden temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz isteminin kapsamının sadece hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşıldığından hırsızlık suçundan kurulan hükümlere hasren yapılan temyiz incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın içinde bulunduğu zor durum ve samimi beyanları dikkate alınarak beraatine karar verilmesi gerektiğine, ikrarın tek başına mahkûmiyet için yeterli delil olmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Adli emanete alınan eşyalar hakkında zamanaşımı süresince karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/4257, K. 2025/10822, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama