KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/5130 E., 2025/5699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/314 E., 2020/336 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Sanık ... müdafii tarafından verilen 03.03.2020 havale tarihli temyiz dilekçesinin içeriğine göre sanık müdafiinin temyiz isteminin kapsamının sadece hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu; sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen cezaların miktar itibarıyla kesin olması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin bu suçlara ilişkin temyiz isteminin reddine dair verilen 08.04.2020 tarihli ek kararın sanık müdafiine 21.04.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve müdafiiniin anılan bu ek karara ilişkin yeniden temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmakla;
her iki sanık yönünden müdafilerinin temyiz istemlerinin kapsamının sadece hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşıldığından hırsızlık suçundan kurulan hükme hasren yapılan temyiz incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemlerinin, sanıkların atılı suçu işlediklerine ilişkin mahkûmiyetlerine elverişli yeterli delil bulunmadığına, suç vasfının yanlış nitelendirildiğine, eylemin basit hırsızlık suçuna uyduğuna, şartları oluştuğu hâlde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesinin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık ...'na yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak,
5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanmış ve müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, müdafiin hazır bulunmadığı duruşmada mahkûmiyetine karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ile sanık savunmalarının birbirini etkilemesi durumu da gözetilerek haklarında verilen mahkûmiyet kararları,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/5130, K. 2025/5699, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama