Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/15787 E. , 2025/19920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2031 E., 2022/1699 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölg
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/15787 E. , 2025/19920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2031 E., 2022/1699 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, somut olayda suçun manevi unsuru ile azmettirme koşullarının oluşmadığına, masumiyet ilkesine aykırı şekilde karar verildiğine, hırsızlık suçunun nitelikli halinin oluşmadığına, sanığa etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma fırsatı tanınmadığına, Katılan vekilinin temyiz isteminin ise, alt sınırdan ve indirim uygulanarak verilen cezanın hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla kurulan hüküm hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN TEBLİĞNAME'YE UYGUN OLARAK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) KARŞI OY Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/413 Esas, 2021/743 Karar sayılı ilâmı ile sanık ... hakkında kız arkadaşı olan ve olay tarihinde 16 yaşındaki...’i ailesinin evindeki para ve altınlarını borç adı altında alması şeklindeki eylemini bina içerisindeki eşya hakkında hırsızlığa azmettirmek suretiyle hırsızlık suçu olarak nitelendirerek TCK’nın 38/1 delaletiyle 142-h, 38/2. maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 11... gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair verdiği hükmün istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi işbu hükmün onanmasına karar vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı düzenlediği tebliğnamede Bölge Adliye Mahkemesi kararının esastan onanması yönünde görüş bildirmiştir. Çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf konusu olay, sanığa atılı eylemin hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususundadır. Şöyle ki; Dairemiz çoğunluğu sanığın bu olayda yaşı küçük...’i azmettirerek ailesinin para ve altınlarını peyderpey hırsızladığını kabul ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermiştir. Dosya incelendiğinde; sanığın istikrarlı şekilde arkadaş olduğu...’den borç para istediğini, onun da peyderpey para ve bilezik getirerek kendisine teslim ettiğini ancak henüz aldığı bu borçları geri ödemediğini ifade ettiği görülmektedir. Tanık olarak dinlenen... de sanık ile arkadaş olduğunu, kendisine “tefecilere borçlandığını, borçlarını ödeyemediği için tefecilerin kendisini dövdüğünü” söyleyerek kendisinden borç para istediğini, kendisinin de ailesinin para ve altınlarını peyderpey götürüp sanığa teslim ettiğini ifade etmiştir. Tanık... olay tarihinde 15-18 yaşında Medeni Kanuna göre fiil ehliyeti tam olan farik ve mümeyyiz bir kişidir. Dosyamızda bu kuralın aksine bir iddia veya rapor bulunmamaktadır. Sanığın kendisini hiçbir şekilde tehditle ya da cebirle zorlamadığı da ortadadır. Arkadaşlık ilişkisi içerisinde ve fiil ehliyeti tam olan...’in bu paraları ailesinden habersizce götürüp, kendi iradesiyle sanığa borç olarak teslim ettiği bu olayda...’in “suçta kullanılan çocuk” olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını düşünmekteyiz. TCK’nın 38/2. maddesinin uygulanabilmesi için işlediği fiilin anlam ve önemini bilmeyecek yaşta olması gerekmektedir. Açıklanan gerekçelerle fiil ehliyeti tam olan farik ve mümeyyizliği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmayan...’in kendi iradesiyle borç olarak ailesinin para ve altınlarını sanığa teslim etmesi eyleminin hırsızlık suçuna konu edilemeyeceği düşüncesiyle çoğunluğun onama yönündeki kararına muhalefet edilmiştir.