KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/20923 E., 2024/259 K.·K Anunyararına Bozma Suça İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Aydın İnfaz Hâkimliği
- Sayısı
- 2022/6373 E., 2022/6408 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Sürüklenen çocuk
- ...
- Suç
- Mala zarar verme
- Karar
- Hapis cezasının aynen infazı
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59025 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16/01/2013 tarihli 2012/24704 esas, 2013/274 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesindeki “Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez.” şeklindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun’un 50/6-7. maddesindeki "Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde,
hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhâl infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz...
Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir." hükümler birlikte değerlendirildiğinde, seçenek tedbiri yerine getirmeyen ve suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde maddede öngörülen diğer seçenek tedbirlerinden birine çevrilmesinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11/3. maddesine göre "Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır.", aynı Kanun'un 19. maddesine göre "Mevkuf ve mahkumlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder.", 5271 sayılı Kanun'un 35/son maddesine göre "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır." hükümleri de nazara alındığında; inceleme konusu kararın suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verildiği,
suça sürüklenen çocuk adına hiç tebligat çıkartılıp, yapılmadan veli sıfatıyla annesi adına duruşmada beyan edilen adresten farklı bir adrese tebligatın yapıldığı ve ayrıca tebligat tarihi olan 23.07.2022'de UYAP'tan yapılan incelemede İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olmasına rağmen belirtilen şekilde yapılan ve suça sürüklenen çocuğa da bizzat yapılması icap eden tebligatın usûlsüz olduğu ve inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, itiraz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/20923, K. 2024/259, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama