KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/2112 E., 2025/12291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/145 E., 2019/1320 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hükümler
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
I. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın cezalandırılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın olay anında almış olduğu alkol/uyuşturucu tesiri altındayken müsnet suçu işlemesi nedeniyle sorumlu tutulamayacağına, eyleminin yalnızca taş atıp iş yeri camını kırmaktan ibaret olduğuna, isnat edilen suçları işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin bir delilin bulunmadığına, ceza sorumluluğunun şahsiliği prensibince yalnızca mala zarar verme suçundan sorumlu tutulabileceğine,
şikâyetçinin duruşmalara dahil edilip şikâyetinin olup olmadığının sorulmamasının hukuka aykırı olduğuna, suça konu eşyaların değerinin azlığına olduğuna, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmama gerekçelerinin belirtilmediğine, hem yerel mahkeme hem de istinaf mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli ve 2018/438 Esas, 2018/724 Karar sayılı ilâmını sanık müdafi ve sanığın ayrı ayrı istinaf ettikleri hâlde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.06.2019 tarihli kararında sanığın hırsızlık suçuna yönelik istinaf talebi değerlendirilmeksizin ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2112, K. 2025/12291, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama