KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/2209 E., 2024/2898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/3929 E., 2019/1730 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanık ... müdafii, sanık ...
- Tebliğname görüşü
- Ret, bozma
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde:
Sanığa soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığı ifadesi esnasında atanan, ancak kovuşturma aşamasındaki savunmasında hazır bulunmayan müdafiie gerekçeli kararın mahkemece tebliği üzerine, hüküm müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, dosya içerisinde vekâletnamesi veya görevlendirme evrakı bulunmayan müdafiin sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığı nazara alındığında, temyize hakkı bulunmayan müdafiin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Sanık hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, eylemleri arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmakta olduğuna, hukuki kesintinin oluşmadığı eylemlerin tümünün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. madde açısından değerlendirilmesi gerektiğine, mükerrer cezalandırmanın mevcut olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, ilk derece mahkemesince yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2209, K. 2024/2898, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama