KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/23410 E., 2024/4836 K.·K Anunyararına Bozma Kanun Yararına Bozma
- Karar tarihi
- 25 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/6 E., 2021/562 K.
- Suç
- Hırsızlık
- İnceleme konusu karar
- Mahkûmiyet
- Yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87805 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, her ne kadar anılan Mahkemece, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak takdiren ceza tayin edildiği belirtilmek suretiyle temel ceza olarak suç tarihi itibariyle sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a maddesindeki alt sınırdan 3 yıl hapis cezası belirlenmiş ise de;
sanığın cezalandırılmasına konu eylemin gerçekleştiği 25/02/2012 tarihinde yürürlükte olan anılan Kanun’un 142/1-a maddesinde bu eylem için öngörülen cezanın alt sınırının 2 yıl hapis cezası olması karşısında, suç tarihinden sonra 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a maddesi uyarınca eylem için öngörülen alt sınır olan 3 yıl üzerinden temel ceza belirlenmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE-KARAR
Karar duruşmasında Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğu anlaşılan sanık ...'a 01.07.2021 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi" nedeniyle yapılan tefhim işleminin usûlsüz olduğu ve bu nedenle kararın kesinleşmediği belirlenmekle;
kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli kararının sanığa usûlüne uygun olarak (sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa 5271 sayılı Kanun’un 263. maddesine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilmesi ile kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/23410, K. 2024/4836, 25 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama