İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/25304 Karar: 2024/8526 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/25304 K.2024/8526

2. Ceza Dairesi 2023/25304 E. , 2024/8526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2023 tarihli ve K

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/25304 E. , 2024/8526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2023 tarihli ve K

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/25304 E. , 2024/8526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63187 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193/2. maddesindeki "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 195/1. maddesindeki "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki düzenlemelerde belirtilen istisnai durumlar dışında sanığın savunması alınmadan mahkumiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı nazara alındığında, Mahkemesince sanığın bilinen son adresi olan bozma öncesi yargılamada 18/05/2007 tarihli celsede bildirdiği adresine tebligat çıkarılması, bu tebligatın iade gelmesi üzerine mernis şerhli olarak mernis adresine tebligat çıkarılması gerekirken, yargılamaya devamla savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE - KARAR Karar duruşmasında ... 2 No. lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ...'na yine cezaevinde olduğu sırada 08.07.2011 tarihinde gerekçeli kararın posta yoluyla bizzat tebliğ edildiği; ancak cezaevinde bulunan sanığa yokluğunda verilen gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunmasına rağmen, buna riayet edilmediği, bu işlemlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmaması ve ayrıca tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde aynı Kanun’un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğ işlemi usûlsüz olduğundan hükmün usûlüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2011 tarihli kararının sanığa tebliğ edilip, (sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa 5271 sayılı Kanun’un 263. ve 35. maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) usûlüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 21.06.2011 tarihli ve 2011/81 Esas, 2011/377 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla