İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/25323 Karar: 2025/23493 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/25323 K.2025/23493

2. Ceza Dairesi 2023/25323 E. , 2025/23493 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1958 E., 2023/2022 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verile

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/25323 E. , 2025/23493 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1958 E., 2023/2022 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verile

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/25323 E. , 2025/23493 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1958 E., 2023/2022 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlemediği, suça konu motorun anahtarlarını arkadaşından rızası ile aldığı, sanığın olaya konu motosikleti çaldığını gösteren tek bir şüpheli ve somut eyleminin bulunmadığı, sanık hakkında verilen cezanın yersiz olduğu, katılanın sanığın arkadaşı olduğu ve motorun sanık tarafından çalınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/171 Esas, 2021/1124 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/270 Esas, 2022/1492 Karar sayılı kararı ile "...Sanığın taklit anahtar uydurmak suretiyle hırsızlık suçunu gerçekleştirdiği ilk derece mahkemesince kabul edilen dosya da, TCK.nın 142/2-d maddesindeki suçun oluşumu için anahtar yerine geçen alet yada haksız ele geçen anahtar ile kilidin zarar görmeksizin açılmasının koşul olduğu, anahtar uydurulması sırasında kilit aksamının zarar görmesi halinde TCK.nun 142/2-d maddesindeki suçun oluşmayacağı, müştekinin aşamalardaki beyanında motosikletini hasarlı olarak teslim aldığını ifade etmesi, dosya içeriğinde de motosikletteki hasara ilişkin belge ve tutanak bulunmaması karşısında, sanıkça anahtar uydurulması sırasında kontak zararının oluşup oluşmadığı araştırılıp, gerekirse müştekiden sorularak, anahtar uydurulması yani kontağın taklit anahtar ya da anahtar olarak kullanılan alet ile açılması sırasında kontağın zarar gördüğünün anlaşılması halinde sanık hakkında TCK.nın 142/1-e maddesi uyarınca, aksi takdirde TCK.nın 142/2-d maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, dosya içeriğine göre eksik soruşturma ve inceleme ile sanık hakkında karar verilmesi..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/270 Esas, 2022/1492 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2023 tarihli ve 2022/817 Esas, 2023/455 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla