İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/11939 Karar: 2025/4884 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/11939 K.2025/4884

2. Ceza Dairesi 2024/11939 E. , 2025/4884 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1079 E., 2016/537 K. SUÇLAR : Dikili ağaç, ... veya bağ çubuğuna zarar verme, kasten yaralama, mala zarar verme, tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İ

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/11939 E. , 2025/4884 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1079 E., 2016/537 K. SUÇLAR : Dikili ağaç, ... veya bağ çubuğuna zarar verme, kasten yaralama, mala zarar verme, tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İ

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/11939 E. , 2025/4884 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1079 E., 2016/537 K. SUÇLAR : Dikili ağaç, ... veya bağ çubuğuna zarar verme, kasten yaralama, mala zarar verme, tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, onama Davaya katılma talepleri olmayan ... ve ...'ın, hüküm fıkrasının A ve B bentlerinde, katılan olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. I- Sanık hakkında, şikâyetçi ...'a yönelik kasten yaralama, şikâyetçi ...'a yönelik kasten yaralama, tehdit, şikâyetçiler ... ve ...'a yönelik hakaret suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Çay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2014/1079 Esas, 2016/537 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesine göre de Kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından sanığın temyiz dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın bu suçlar yönünden incelenmeksizin Ek tebliğname'ye uygun olarak mahalline İADESİNE, II- Sanık hakkında, şikâyetçi ...'a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Çay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2014/1079 Esas, 2016/537 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin CMUK'nun 317. maddesi gereğince Ek tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III- Sanık hakkında, dikili ağaç, ... veya bağ çubuğuna zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı dikili ağaç, ... veya bağ çubuğuna zarar verme suçunun 5237 sayılı TCK'nın 152/1-c maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık aslî zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 02.06.2016 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar dolmuş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla