Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/12548 E. , 2024/18166 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 24.06.2024 SAYISI : 2023/3496 E., 2024/1920 K. KATILANLAR : ...... SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Temyiz isteminin reddine KARAR : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/12548 E. , 2024/18166 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 24.06.2024 SAYISI : 2023/3496 E., 2024/1920 K. KATILANLAR : ...... SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Temyiz isteminin reddine KARAR : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 24.06.2024 tarihli ve 2023/3496 Esas, 2024/1920 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile aynı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm uyarınca; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.06.2024 tarihli ve 2023/3496 Esas, 2024/1920 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) KARŞI OY Sanık ... hakkında yakarak mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 152/2-a 43/2 delaletiyle 43/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış, Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2023 tarihli ve 2022/447 Esas, 2023/522 Karar sayılı kararı ile, “Sanıkların olay tarihinde iştirak iradesi ile hareket ederek katılan ...'ya ait...plakalı park halindeki aracın lastiklerine yanıcı madde dökülmüş bezler koymak sureti ile ateşe verdikleri, bu esnada bu aracın yanında bulunan katılan ...'a ait... plakalı aracın da yanarak zarar gördüğünün sabit olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen bu eylemde sanıkların kastının, tüm dosya kapsamındaki beyanlardan sanık ... ile aralarında önceye dayalı tanışıklık ve husumet bulunduğu anlaşılan katılan ...'ya yönelik olduğunun anlaşıldığı, dolayısı ile sanıkların katılan ... yönünden doğrudan kast ile hareket ederek bu eylemi gerçekleştirdikleri, katılan ...'in aracına yönelen eylem yönünden ise, bu aracın diğer katılanın aracının hemen yanında bulunması göz önüne alındığında diğer aracın yakılması halinde bu araca da sıçrayacağı hususunda şüphe bulunmadığından sanıkların bu hususu göze alarak eylemlerini gerçekleştirmeleri karşısında olası kast ile hareket edilerek eylemin gerçekleştirildiği kabul edilerek; a) Sanığın katılan ...'ya yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 151 ve 152/2-a maddeleri uyarınca 4 yıl hapis, b) Sanığın katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle aynı Kanun’un 151 ve 152/2-a, 21/2 maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Anılan mahkûmiyet hükümlerinin o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 30.05.2024 tarihli kararı ile, “Sanıkların eylemleri sonucu çıkan yangında, katılan ...'un aracının yanına park edilmiş olan diğer katılan ...'ın aracının da zarar görebileceğini ve mala zarar verme suçunun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiilleri işlemeleri nedeniyle, somut olayda katılan ...'in aracında meydana gelen zarar nedeniyle olası kast koşullarının gerçekleştiği, bu itibarla sanıkların yakarak mala zarar verme suçunu tek bir fiille birden fazla mağdura karşı aynı anda işlediği anlaşıldığından tayin olunan cezanın TCK'nın 43/2-1 maddesi ile arttırılması gerektiği gözetilmeden sanıkların iki kez cezalandırılmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı ve istinaf nedenleri bu yönüyle yerinde görülmüş ise de; bu aykırılığın davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin CMK'nın 280/1-a. ve 303.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan; Hükmün sanık ... yönünden "I-B)" bendinin tüm paragraflarıyla birlikte metinden çıkarılması, Hükmün sanık ... yönünden "I-A)" bendinin 1.maddesinde "...katılan ...'ya yönelik..." ibaresinin metinden çıkarılması ve yerine "...katılanlar ... ve ...'a yönelik..." ibaresinin eklenmesi, hükmün 2. maddesinden sonra gelmek ve 3. maddesi olmak üzere "Sanığın , hukuki anlamda tek bir fiille her iki katılanın malına zarar verdiği anlaşıldığından TCK'nın 43/2 maddesi delaletiyle aynı yasanın 43/1 maddesi uyarınca cezasının takdiren 1/4 oranında arttırılarak sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin eklenmesi ve diğer maddelerin bu ekleme gözönüne alınarak teselsül ettirilmesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verilmiş, Hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 24.06.2024 tarihli ek kararı ile “İlk derece mahkemesince verilen cezaya ilişkin yapılan istinaf incelemesi sonrası verilen kararın, cezanın miktarı itibariyle CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak verildiği, sanık müdafiinin temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmakla; Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin CMK 296. maddesi gereğince REDDİNE, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 24.06.2024 tarihli temyiz isteminin reddine dair kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce ek kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK’nın 296/2 maddesi gereği reddi ile temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanmasına karar verilmiştir. Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, “Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olup olmadığı” noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince sanığın katılan ...'ya yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 151, 152/2-a maddeleri uyarınca 4 yıl hapis, katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle TCK’nın 151, 152/2-a, 21/2 maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince aynı eylem nedeniyle iki kez verilen hapis cezalarının toplamı 5 yılın üzerindedir. Bölge adliye mahkemesi ise, sanığın yakarak mala zarar verme suçunu, tek bir fiille birden fazla mağdura karşı aynı anda işlediği anlaşıldığından tayin olunan cezanın TCK'nın 43/2-1 maddesi ile arttırılması gerektiği ve katılanlar Aynur ve Mehmet’e yönelik yakarak mala zarar verme eylemi nedeniyle 151, 152/1-a maddeleri uyarınca verilen 4 yıl hapis cezasının TCK’nın 43/2 maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında arttırılarak sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Özetle; Temyiz davasına konu eylem nedeniyle sanık hakkında her iki katılana yönelik yakarak mala zarar verme suçundan ilk derece mahkemesince ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 151, 152/2-a maddeleri uyarınca 4 yıl ve 151, 152/2-a ve 21/2 maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi de ayrı ayrı hükmedilen 4 yıl ve 1 yıl 4 ay hapis cezasına konu eylemi tek suç kabul edip 43. maddeyi de uygulayarak 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi ilk derece mahkemesinin her bir hükmü nedeniyle ayrı ayrı istinaf başvurusunun reddine karar vermemiş, tam aksine ilk derece mahkemesinin bu iki mahkumiyet kararını kaldırarak tek bir mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Temyiz davasına konu eylem ile ilgili ilk derece mahkemesince sanığa verilen cezaların toplamı 5 yılı aşmıştır. Temyiz davasının konusu, ilk derece mahkemesinin iki kez kurduğu ve 5 yılı aşan hükümler nedeniyle bölge adliye mahkemesinin kurduğu hükümdür. CMK’nın 286. maddesinin 2. fıkrası gereğince temyizi mümkün olmayan kararlar şunlardır; a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları, b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları, c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.) Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar, d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, f) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…)110 istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, h) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar, ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları, Temyiz edilemez. Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin her bir hükmü nedeniyle ayrı ayrı istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermemiştir. Böyle olsaydı her bir hüküm 5 yılın altında olduğu ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği için CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca hüküm temyizi kabil olmayacaktı. Tam aksine bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin 5 yılı aşan bu iki mahkumiyet kararını kaldırarak tek bir mahkumiyet hükmü kurmuştur. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 24.06.2024 tarihli ek kararı ile “İlk derece mahkemesince verilen cezaya ilişkin yapılan istinaf incelemesi sonrası verilen kararın, cezanın miktarı itibariyle CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak verildiği, sanık müdafinin temyiz hakkının bulunmadığına” ilişkin tespiti doğru değildir. Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesince verilen beş yılın altındaki iki ayrı hükme karşı istinaf başvurusunu esastan reddetmemiştir. CMK’nın 286/2-b maddesine uyarınca da hükmün kesin nitelikte olduğundan bahsedilemez. İlk derece mahkemesince iki hüküm nedeniyle verilen toplam hapis cezası dikkate alındığında bölge adliye mahkemesi hapis cezasını artırmamıştır. Ancak CMK’nın 286/2-b maddesinde, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından iki kez hükmolunan ve 5 yılı aşan iki hüküm bölge adliye mahkemesi tarafından incelenmiştir. Somut olayda, Dairece her bir hükmün ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğine dair kabulü de yerinde değildir. Kaldı ki bu şekilde kabul edilse dahi, bu durumda sanığa verilen hapis cezası indirilmemiş, aksine ilk derece mahkemesince 4 yıl olarak verilen hapis cezası 5 yıla çıkarılarak artırılmıştır. Bu kabule göre, CMK’nın 286/2-b maddesi uyarınca hükmün temyizi mümkündür. Dairece, cezanın artırılmadığı aksine indirildiği kabul edildiğine göre her iki hüküm nedeniyle verilen cezaların toplamı dikkate alınmıştır. Daire, CMK’nın 286/2-a maddesi hükmü uyarınca temyiz isteminin reddine dair ek kararda hukuka aykırılık bulunmadığına vurgu yapmıştır. CMK’nın 286/2-a maddesine göre, “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” temyiz edilemez. Somut olayda ilk derece mahkemesince ayrı ayrı verilen 4 yıl ve 1 yıl 4 ay hapis cezaları ile ilgili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmemiştir. Temyiz incelemesinin konusu aynı eylem nedeniyle ilk derece mahkemesince iki ayrı hükümde verilen ve toplamı 5 yılı aşan hapis cezasıdır. Her halükarda hüküm temyizi kabildir. Esasen bu husus CMK’nın 286. maddesinin 2. fıkrasında sayılan “temyiz edilemeyecek” kararlardan hiçbirine uymamaktadır. Temyiz edilemeyecek kararları açıkça ve ayrı ayrı sayan kanun koyucunun amacı, bu sayılanlar dışında kalan kararların temyiz kanun yoluna tabi olması gerektiğidir. Sınırlayıcı hükümler kapsamında yer almayan karar ve hükümlerin temyize tabi olduklarını kabul etmek gerekir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz davasına konu olayla ilgili ilk derece mahkemesince iki ayrı eylem olarak değerlendirilip ayrı ayrı iki kez hükmolunan 4 yıl ve 1 yıl 4 ay hapis cezaları bölge adliye mahkemesince incelenmiş ve toplamı 5 yılı aşan bu mahkumiyetlere konu eylemin zincirleme şekilde tek suçu oluşturacağı kabul edilerek bir kez 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyizi kabil olduğu kabul edilip bölge adliye mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine dair karar kaldırılarak esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiğini düşündüğümüzden, sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK’nın 296/2. maddesi gereğince reddi ile ek kararın onanmasına karar veren sayın çoğunluğun düşüncesine iştirak edilmemiştir.