Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/16639 E. , 2025/10278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/734 E., 2016/505 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, kasten yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiye
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/16639 E. , 2025/10278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/734 E., 2016/505 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, kasten yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I) Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; İçişleri Bakanlığının anılan suçlardan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle hükümleri temyiz hakkı bulunmadığından İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, kasten yaralama, kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak sanığın temyiz istemi ile kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5721 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan İçişleri Bakanlığı’nın duruşmadan haberdar edilmediği ve hükmün yokluğunda verildiği, Dairemizin 27.03.2024 tarihli gönderme kararı akabinde İçişleri Bakanlığı vekilinin sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünü 05.11.2024 havale tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği, temyiz isteminin süresinde olduğu ve anılan suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı’nın 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek, İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz etmekle katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, verilen kararı temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyan İçişleri Bakanlığı’nın aynı Kanun’un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanığın, şikayetçi .. ..'a elindeki bıçağı savurarak, adı geçen şikâyetçiyi kasten yaralamaya teşebbüs etmesi, 1.99 promil alkollüyken trafikte araç kullanması; akabinde kendisini yakalayan katılan polis memurları .. .., .. .. .., .. .., . ..'a taşınması yasak niteliği haiz olan bıçağı göstererek "a....a koyduğumun çocukları, orospu çocukları, benim kaybedecek bir şeyim yok, bunun yarını da var" diyerek tehdit etmek suretiyle direnmesi ve alenen hakaret etmesi, akabinde emniyet otosuna bindirildiğinde aracın nezaret kısmındaki kafese kafa atmak suretiyle kafese zarar vermesi şeklindeki eylemlerine uyan, 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/3-e, 35; 265/1-4 43; 125/3-a, 125/4, 43; 152/1-a; 179/3-2, 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının 27.04.2016 olan mahkûmiyetler tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan İçişleri Bakanlığı vekili ile sanığın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.