Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/16719 E. , 2025/19577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2014/357 E., 2014/929 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen kararın, suça sürüklenen çocuk müdafi
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/16719 E. , 2025/19577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2014/357 E., 2014/929 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen kararın, suça sürüklenen çocuk müdafiine tefhim edildiği ancak suça sürüklenen çocuk müdafiinin kararı temyiz etmediği, suça sürüklenen çocuğa ise kararın tebliğ edilmediği, Ceza Genel Kurulu’nun 24.02.20 22... /16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararında “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK’nm 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK’nm 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafii ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve miidafısinin yokluğunda verilen hükmün müdafıden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmekledir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa da tebliğ edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuğun öğrenme üzerine 17.10.2022 tarihli dilekçesiyle yaptığı eski hâle iade istemli temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek, yapılan inceleme neticesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I) Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice cezaların türleri ve miktarları gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, II) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmün kurulan temyiz incelemesinde Suç tarihi itibarıyla 15 yaşını doldurup 18 yaşını tamamlamayan suça sürüklenen çocuğun saati tespit edilemeyen zaman diliminde şikâyetçinin başkanlığını yaptığı derneğe ait iş yerinin kapısını zorlayarak iş yerine girip iş yerinden 10,00 TL bozuk para çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 31/3. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2 maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 ay olan zamanaşımının, 23.09.2014 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak, zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.