İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/16767 Karar: 2025/1285 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/16767 K.2025/1285

2. Ceza Dairesi 2024/16767 E. , 2025/1285 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2008/184 E., 2011/211 K. SUÇ: Karşılıksız yararlanma İNCELEME KONUSU KARAR : Uyarlama yargılaması sonucunda mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/16767 E. , 2025/1285 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2008/184 E., 2011/211 K. SUÇ: Karşılıksız yararlanma İNCELEME KONUSU KARAR : Uyarlama yargılaması sonucunda mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/16767 E. , 2025/1285 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2008/184 E., 2011/211 K. SUÇ: Karşılıksız yararlanma İNCELEME KONUSU KARAR : Uyarlama yargılaması sonucunda mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2024 tarihli ve KYB-2024/116277 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2011 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde, aynı neviden işlemiş olduğu suç sebebi Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinde açılmış olan kamu davasında suç tarihleri bakımından hukuki kesinti olmadığı bu sebeple hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle yapılan yeniden yargılama talebinin reddine dair Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2021 tarihli ve 2008/184 esas, 2011/211 sayılı ek kararı ile bu karara karşı yapılan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/09/2021 tarihli ve 2021/713 değişik iş sayılı kararın yok hükmünde olacağı gözetilerek yapılan değerlendirmede, Dosya kapsamına göre; sanık hakkında işlediği başkaca elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçu nedeniyle açılan kamu davası sonucunda Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2012 tarihli ve 2007/481 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 11/11/2006, iddianame düzenleme tarihinin ise 08/03/2007 olduğu, incelemeye konu Bakırköy 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/02/2011 tarihli ve 2008/184 esas, 2011/211 karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 25/09/2006, iddianame düzenleme tarihinin 17/01/2008 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, her iki tutanağın da aynı yere ilişkin tutulduğunun tespit edilmesi hâlinde, incelemeye konu dosyadaki suç tarihinin 25/09/2006 olduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine esas olarak gösterilen Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2012 tarihli ve 2007/481 esas, 2012/704 karar sayılı dosyasında ise suç tarihinin 11/11/2006 olduğu da nazara alındığında, atılı suçun suç tarihleri itibarıyla elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin olması nedeniyle suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkemesince değerlendirme yapılması gerekeceği; 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi hâlinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, “katılan kurumun normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zararının bilirkişiye hesaplatılarak bu zarar miktarı hükümlüye bildirilip mahkemece belirlenecek makûl süre içerisinde zararı gidermesi hâlinde aynı Kanun'un geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair hükümlüye bildirimde bulunulması ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, her iki dosya bakımından da hükümlüye herhangi bir bildirimde bulunulmadan hükümlülük kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2012 tarihli ve 2007/481 Esas, 2012/704 Karar sayılı dosyasında karar duruşmasında, incelemeye konu dosyanın getirtilerek tutanağa konu yerin farklı adres olduğunun ve tesisat numarasının da farklı olduğunun, her iki dosya arasında fiilî ve hukukî bağlantı bulunmadığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında, her iki dosya arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması koşullarının tespiti bakımından, dosyalardaki kaçak elektrik tespit tutanaklarına esas adreslerin aynı olup olmadığı şüpheye mahal bırakmayacak şekilde, tutanak tanıkları ve hükümlünün dinlenilmesi, kolluk marifetiyle araştırma yapılması ve ilgili belgelerin kurum ve kuruluşlardan istenilmesi suretiyle belirlenmesi gererken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Her iki tutanağın da aynı yere ilişkin tutulduğunun tespit edilmesi halinde, incelemeye konu dosyadaki suç tarihinin 25.09.2006 olduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine esas olarak gösterilen Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2012 tarihli ve(ek karar tarihi:) 2007/481 Esas, 2012/704 Karar sayılı dosyasında ise suç tarihinin 11.11.2006 olduğu da nazara alındığında, atılı suçun suç tarihleri itibariyle elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin olması nedeniyle suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa’nın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkemesince değerlendirme yapılması gerekeceği; 6352 sayılı Yasa’nın geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, “katılan kurumun normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zararının bilirkişiye hesaplatılarak bu zarar miktarı hükümlüye bildirilip mahkemece belirlenecek makul süre içerisinde zararı gidermesi halinde 6352 sayılı Yasa’nın geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair hükümlüye bildirimde bulunulması ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, her iki dosya bakımından da hükümlüye herhangi bir bildirimde bulunulmadan hükümlülük kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Yine her iki tutanağın da aynı yere ilişkin tutulduğunun tespit edilmesi halinde, sanık ...'ın iş yerinde farklı tarihlerde sayaçsız olarak tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde kaçak elektrik kullandığının anlaşılacağı, sanığın bu eylemlerinden dolayı elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (karşılıksız yararlanma) suçundan Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2012 tarihli ve 2007/481 Esas, 2012/704 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiği, bu eylemin suç tarihinin 11.11.2006, iddianame tarihinin ise 08.03.2007 olduğu, anılan mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği; yine sanık hakkında incelemeye konu elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (karşılıksız yararlanma) suçundan suçundan Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2011 tarihli ve 2008/184 Esas, 2011/211 Karar sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu mahkumiyet hükmünün de temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anılan dosyada suç tarihinin 25.09.2006, iddianame tarihinin ise 17.01.2008 olduğu, her iki suçun da 08.03.2007 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu ve suç tarihlerinin yakınlığı dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşılmakla, dosyaların birleştirilmesi ve sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, birleştirme olanağının bulunmaması hâlinde, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilen cezadan kesinleşen ceza miktarı mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde kararlar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2014 tarihli ve 2008/184 Esas, 2011/211 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla