İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/4107 Karar: 2024/6374 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/4107 K.2024/6374

2. Ceza Dairesi 2024/4107 E. , 2024/6374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama İTİRAZA KONU KARAR : Temyizin süreden reddi İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/4056 Es

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/4107 E. , 2024/6374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama İTİRAZA KONU KARAR : Temyizin süreden reddi İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/4056 Es

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/4107 E. , 2024/6374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama İTİRAZA KONU KARAR : Temyizin süreden reddi İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/4056 Esas, 2017/15829 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.02.2024 tarihli ve KD-2024/7939 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtildiği üzere lehe itirazda süre aranmayacağı anlaşıldığından dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2 maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizinin süresinde olduğu ve dosyanın esastan yapılan incelemesi sonucu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınan ilâm yönünden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Dosyanın incelenmesi sonucunuda, 30.12.2016 tarihinde sanık ve müdafiinin yüzüne karşı hükmün verildiği, sanık müdafiinin temyiz dilekçesindeki havale tarihinin 09.01.2017 olduğu, UYAP kayıtlarında ise, 2016/760 Ceza Dava Dosyası klasörü altında sanık müdafiinin temyiz başvuru dilekçesinin havale tarihinin ve dosyaya kayıt tarihinin 23.01.2017 olduğu, silinmiş evraklar klasörü altında ise istinaf başvuru dilekçesi olarak sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin yer aldığı, bu dilekçenin ise havale tarihinin 05.01.2017 olduğu bilgisinin yer alması nedeniyle kararın sanık müdafii tarafından süresi içerisinde temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/4056 Esas, 2017/15829 Karar sayılı temyizin süreden reddi ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Sanık hakkında hırsızlık suçundan yerel mahkeme tarafından verilen 18.03.2016 tarihli, 2016/222 Esas, 2016/1659 Karar sayılı kararın temyizi nedeniyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 04.10.2016 tarihli ve 2016/9117 Esas, 2016/10281 Karar sayılı ilâmı ile bozulması üzerine, her ne kadar yerel mahkeme tarafından direnme kararı verildiği belirtilmiş ise de, bozma gereği duruşma açıldığı, sanık ve müdafii ile şikâyetçinin dinlendiği ve direnme kararında bozmadan önce verilen kararda yer verilmeyen yeni gerekçeler gösterildiği, bu itibarla direnme kararının eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanığın adlî sicil kaydında yazılı olan İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2014/263 Esas, 2014/435 Karar sayılı kararına konu olan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hükmedilen 5 ay hapis cezası yerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2018/1432 Esas, 2018/14913 Karar sayılı ilâmıyla temyiz sürede kabul edilip bozulmasına karar verildiği için dosyamızdaki suç tarihinden önce kesinleşmediği anlaşılan ve bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına esas alınması olanaklı olmayan İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2014 tarihli ve 2014/282 Esas, 2014/340 Karar sayılı sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararına yer verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddesi gereğince, sanık hakkında hükmolunan cezanın, adlî sicil kaydında yer alan İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2014/263 Esas, 2014/435 Karar sayılı hükmü mükerrirliğe esas alınmak suretiyle mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine" cümleleri yazılmak suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla