Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/4915 E. , 2024/12107 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/695 E., 2019/375 K. SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/4915 E. , 2024/12107 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/695 E., 2019/375 K. SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2024 tarihli ve KYB-2024/7781 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, kayden 05/03/1993 doğumlu olan üzerine yüklenen suçu işlediği 14/08/2009 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 18/05/2015 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 21/08/2016 tarihinde yeniden suç işlendiği ve 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince belirtilen tarihler arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, Suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca tâbi olduğu asli dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 12 ay olduğu nazara alındığında, zamanaşımını kesen son işlem niteliğindeki bozma öncesi kararın verildiği 30/03/2010 tarihinden hükmün açıklandığı 07/03/2019 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu, keza suçun işlendiği 14/08/2009 tarihi ile hükmün açıklandığı 07/03/2019 tarihine kadar geçen 9 yıl 6 ay 23 gün süreden, zamanaşımı süresinin durduğu 1 yıl 3 ay 3 gün mahsup edildiğinde kalan sürede, olağanüstü zamanaşımı süresinin de dolduğu cihetle, kamu davasının düşmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde * isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendinin; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 maddeleri gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin sekizinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.05.2015 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 21.08.2016 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmiştir. 4. İlk mahkûmiyet karar tarihi olan 30.03.2010 ile son mahkûmiyet karar tarihi olan 07.03.2019 tarihi arasında 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun belirlenmesi nedeniyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2018/695 Esas, 2019/375 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin suça sürüklenen çocuğun cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.