Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/5025 E. , 2024/13736 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/195 E., 2021/1169 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Ada
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/5025 E. , 2024/13736 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/195 E., 2021/1169 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/17565 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan açılan kamu davasının, Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/923 esasına kayden derdest bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede; 1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, suça sürüklenen çocuk ...'in yakalama sureti ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesinde, 2- Kabule göre de, Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun suça konu ayakkabıları ...otoparkına bulunduğu yeri anlatarak bu otopark arkasında bulunan bir apartmanın 1. kapı önünden aldıklarını belirtmesinden hareketle suça konu ayakkabıları müştekiye kovuşturma aşamasına geçilmeden önce teslim edilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmemesinde, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2018/14894 esas, 2019/10584 sayılı kararında ''..Suça konu şort ve gömleğin değerinin tespit edilerek, sonucuna göre suç tarihindeki brüt asgari ücretin onda birinden az olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerekip gerekmeyeceğinin gözetilmemesi..." şeklinde belirttiği üzere, suça sürüklenen çocuğun müştekinin oturduğu apartmana girip daire önünde bulunan 2 çift ayakkabıyı hırsızlaması eylemi nedeniyle yapılan yargılama neticesinde mahkemesince malın değerinin azlığı değerlendirilmemiş ise de, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılması veya ceza verilmekten vazgeçilmesi hususlarının tartışılmamasında isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesinin uygulanmasına ilişkin kanun yararına bozma talebinin incelenmesinde; A. GEREKÇE - KARAR 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma; kesinleşmiş hâkimlik veya mahkeme kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Bu yasa yolu ile kanunların aynı (tek) biçimde uygulanması, temyiz veya istinaf şeklinde kanun yolu denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Kanun yararına bozmanın konusu hukuka aykırılıkların giderilmesi olunca, ayrıntıları 26.10.1932 tarihli ve 29/12 sayılı içtihadı birleştirme kararında açıklandığı üzere, yasaya aykırılık halleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarından ibarettir. Kanun yararına bozma yasa yoluna, temyiz/istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı başvurulabilmesi mümkün olup, kesin hükmün otoritesinin zedelenmemesi gerektiğinden, hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması yanında, maddî meseleye ilişkin kanıtların takdirinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı gibi, hâkimin takdir yetkisi kapsamına giren hususlar ile takdirin hatalı kullanılması ile ilgili hukuka aykırılıklar yönünden de kanun yararına bozma yasa yoluna gidilmesi olanaklı bulunmamaktadır. Yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hâkimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar, sadece olağan denetim yolu olan temyiz/istinaf incelemeleri sırasında dikkate alınabilecektir. İnceleme konusunu oluşturan davada olduğu gibi kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanması gerektiğinden bahisle kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı bulunmadığından, Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip istinaf edilmeksizin kesinleşen 21.09.2021 tarihli ve 2021/195 Esas, 2021/1169 Karar sayılı karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, III. Suça sürüklenen çocuk hakkında talimat yasağına aykırılık ve 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanmasına ilişkin kanun yararına bozma talebinin incelenmesinde; A.GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması karşısında, suça sürüklenen çocuğun talimat ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Şikâyetçinin beyanına, 09/02/2021 tarihli polis tarafından tutulan tutanağa ve dosya içeriğine göre, şikâyetçiye ait ayakkabıları çalan suça sürüklenen çocuğun devriye gezen kolluk ekibi tarafından şüphe üzerine yakalandıktan sonra, suça sürüklenen çocuk ...'un suça konu ayakkabıları aldığı yeri söylemek suretiyle henüz yasal müracaatı bulunmayan şikâyetçiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. B.KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2021/195 Esas, 2021/1169 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.