İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/16279 Karar: 2026/3415 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/16279 K.2026/3415

2. Ceza Dairesi 2025/16279 E. , 2026/3415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/297 E., 2025/484 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/16279 E. , 2026/3415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/297 E., 2025/484 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/16279 E. , 2026/3415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/297 E., 2025/484 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Somut olayda hırsızlığın ne şekilde nereden yapıldığına dair olay yeri inceleme raporu ve görgü tespit tutanağının olmadığı gözetildiğinde sanığın, suça konu mazot ve benzin bidonlarını aldığı yerin, herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da olay tarihi itibarıyla bina vasfında veya bir binanın eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı hususunun ilgili kurumdan sorularak gerekmesi hâlinde olay yerinde keşif yapılmak suretiyle duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenip, sonucuna göre suça konu yer herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık niteliğinde ise sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinin uygulanması, bina veya eklentisi niteliğinde olmadığının tespiti hâlinde ise aynı Kanun'un 142/1-a maddesinin uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 142/2-h veyahut TCK'nın 142/1-a maddelerinden hangisinin kapsamına girdiği tespit edilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2-Sanığın 24.08.2015 tarihli hırsızlığa teşebbüs eyleminin gece vakti gerçekleştiğinin sabit olduğu, sanığın aynı kuruma karşı tamamlanan hırsızlık eylemlerinin ise şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği gündüz vakti gerçekleştiği kabul edilerek yapılan incelemede Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2013 tarihli ve 2012/13-1543 Esas, 2013/257 Karar sayılı ve 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararlarında, suçlardan birinin tamamlanmış diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulması, tamamlanmış olan eylem suçun basit halini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli halini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, sonuçta zincirleme suç nedeniyle ceza belirlenirken suçun en ağır cezayı gerektiren hali üzerinden uygulama yapılması ve ayrıca zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza, teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olmaması gerektiğinin belirtilmesi karşısında; aynı şikâyetçiye karşı farklı tarihte gündüz ve geceleyin işlenen suçlardan dolayı ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre daha ağır cezayı gerektiren suç üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek cezanın da teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olmaması gerektiği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla