Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/1676 E. , 2025/3856 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/545 E., 2021/685 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına b
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/1676 E. , 2025/3856 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/545 E., 2021/685 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9723 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2021 tarihli kararı ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 28/12/2012 tarihli kararın kesinleşmediğinden bahisle hükmün açıklanmasına yer olmadığına ve anılan hükme ilişkin kesinleşme işlemlerinin yapılması için gerekli tebligatların çıkarılmasına ve denetim süresinin tekrardan başlatılmasına dair karar verilmiş ise de, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2012 tarihli kararının sanığın bulunduğu oturumda yüzüne karşı verilmesine karşılık itiraz süresinin tefhim veya tebliğden itibaren başladığı belirtilerek sanığın kanun yoluna başvuru süresinin hangi suretle başlayacağı yönünde yanıltıldığı, kanun yolunun yanlış gösterilmesi sebebiyle anılan kararın kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği, Sanığın eylemine uyan nitelikli hırsızlık suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında, sanığın savunmasının alındığı 12/07/2012 tarihi ile inceleme konusu Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2021 tarihli kararı arasında olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetildiğinde, düşme kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Şikâyetçinin eşinin kardeşinin oğlu olan sanığın, suç tarihinde tam olarak tespit edilemeyen zaman diliminde, o dönem amcası ve amcasının eşi olan şikâyetçiyle birlikte yaşadığı şikâyetçiye ait evde bulunan ziynet eşyası ile 40,00 TL parayı çaldığı olayda; sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan (aslî) zamanaşımının; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmemesi nedeniyle, durmasının da mümkün olmadığı dikkate alındığında, sanığın sorgusunun yapıldığı 12.07.2012 tarihinden 15.12.2021 olan karar tarihine kadar dolduğu ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen başka bir neden bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/545 Esas, 2021/685 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, sanık hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.