Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/2238 E. , 2025/5645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/630 E., 2019/595 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölg
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/2238 E. , 2025/5645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/630 E., 2019/595 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Kırklareli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2017 tarihli ve 2017/157 E., 2017/357 K. sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.07.2017 tarihli ve 2017/1829 E., 2017/1683 K. sayılı kararı ile "...Yargıtay 2. C.D’nin 19.09.2013 tarih ve 2013/20321 Esas, 2013/21180 Karar sayılı, Yargıtay 13. C.D’nin 06.05.2015 tarih ve 2014/23148 Esas, 2015/8456 karar sayılı ilamları ile benzer birçok ilamda açıkça belirtildiği gibi, zararı karşılamak istediğini belirten sanığa, ödemesi gereken miktar, müştekinin bildireceği hesap veya ödeme yeri de belirlenmek suretiyle veya müşteki adına bir bankaya depo etmesi için sanığa makul bir süre verilerek bu süre içerisinde tazmin imkanının sağlanması gereklidir. Somut olay incelendiğinde, sanığın sorgusu sırasında ve mahkeme huzurunda alınan savunmasında, katılanın zararını gidermek istediğini bildirdiği ancak katılan tarafından ödenmesi istenilen miktarın çok fazla olması nedeniyle anlaşamadıklarını bildirmesi ve mahkeme tarafından somut, belirlenebilir bir miktarın tespit edilmediği anlaşıldığından,öncelikle hırsızlık gerçekleştirilirken okul binalarının camlarına zarar verilmiş olması nedeniyle okul idaresinden davanın ihbar edilerek mevcut zararlarını bildirilmesinin istenilmesi, daha sonra katılanın soruşturma aşamasında ki beyanlarına göre bildirdiği miktarlar ile çalınan malların değer tespitlerinin yapılıp somut ve belirlenebilir zararın tespit edilerek sanığa katılanın zararını gidermesi için süre verilmesi gerektiği halde yukarıda ayrıntısı ile belirtildiği şekilde sanığa zararı giderme imkanı tanınmadan ve gerekçe de belirtmeksizin hakkında TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,…" gerekçeleri ile sanık hakkında katılana yönelik hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.07.2017 tarihli ve 2017/1829 E., 2017/1683 K. sayılı kararı ile bozma üzerine Kırklareli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2017/670 E., 2018/439 K. sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kırklareli asliye ceza mahkemesinin hırsızlık ve kamu malına zarar verme mahkûmiyetlerine karşı yapılan istinaf üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, etkin pişmanlık (zararın giderilmesi) hususu tartışılmadığı gerekçesiyle dosya üzerinden bozma kararı vermiş, ilk derece mahkemesi de bu bozmaya göre yeniden hüküm kurmuştur.
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemeleri duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına ancak 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e-f bentlerinde sınırlı olarak sayılan hallerde karar verebilir; etkin pişmanlık için süre verilmemesi bu kapsamda olmayıp, davanın yeniden görülmesine karar verip duruşmada gidermeyi gerektirir.
Uygulama Sonucu: Yetkisiz bozma ve buna dayalı ilk derece kararı hukukî değerden yoksun sayılarak hüküm BOZULMUŞ, dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir; çünkü BAM sınırlı bozma nedenleri dışına çıkarak dosya üzerinden bozma yapmıştır.
Dava Strateji Notu: İstinaf dairesinin etkin pişmanlık gibi esasa ilişkin bir eksiklikle dosya üzerinden bozma yapması halinde, bu karar ve sonrasındaki ilk derece hükmü yok hükmündedir; temyizde bu usul aykırılığı öne sürülerek sürecin doğru raya oturtulması sağlanabilir.