İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/2715 Karar: 2025/6423 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/2715 K.2025/6423

2. Ceza Dairesi 2025/2715 E. , 2025/6423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/757 E., 2022/536 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2024 tar

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/2715 E. , 2025/6423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/757 E., 2022/536 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2024 tar

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/2715 E. , 2025/6423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/757 E., 2022/536 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2024 tarihli ve 2023/14001 Esas, 2024/10241 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve KD-2022/48543 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinin 2. cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanığın, şikâyetçiye ait aracı kendisinde bulunan yedek anahtarla olay yerinden alması şeklinde gerçekleşen eylemde; şikâyetçinin, olayın şokuyla ilk etapta, aracının yedek anahtarını daha önce sanığa kendisinin verdiğini söylemeyi unuttuğunu, aracını alanın sanık olduğunu bilseydi hiç hırsızlık müracaatında bulunmayacağını belirterek şikâyetçi olmadığını bildirmesi de dikkate alındığında, sanığın mal edinme kastıyla hareket etmediği, buna göre atılı suçu işleme kastı bulunmayan sanık hakkında hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesinde düzenlenen kullanma hırsızlığı suçunun oluşup oluşmadığı hususunun tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin de hukuka aykırı bulunduğu belirtilerek onama ilâmının kaldırılmasına ve sanık hakkında nitelikli hırsızılık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmün bozulmasına ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tarihinde, sanığın kendisine ait 01 BDE ... plakalı aracını Seyhan Devlet Hastanesinin önüne park ettiği, aracın yanında bir süre oyalandığı, tanık ...'ın beklediği ticari taksi durağına geldiği, ...'a ait ticari taksiyle gece 03.10 sıralarında şikâyetçiye ait aracın bulunduğu yere yakın yerde ticari taksiden indiği, ardından şikâyetçiye ait 01 BCJ ... plakalı aracı kendisinde bulunan kontak anahtarıyla açıp çalıştırarak araçla birlikte olay yerinden ayrıldığı, olay gecesinin sabahında, şikâyetçinin hırsızlık müracaatı üzerine soruşturma devam ederken suça konu aracın, olay yerinden başka bir mahallede bir lastiği patlamış olarak terk vaziyette bulunduğu anlaşılmakla; her ne kadar şikâyetçi sonraki -değişen- beyanlarında; olayın şokuyla ilk etapta, aracının yedek anahtarını daha önce sanığa kendisinin verdiğini söylemeyi unuttuğunu, aracını alanın sanık olduğunu bilseydi hiç hırsızlık müracaatında bulunmayacağını belirterek şikâyetçi olmadığını bildirmiş ise de; dosya içerisinde yer alan 30.03.2020 tarihli Araştırma, Görüntü İnceleme, Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı'nda, sanığın, olayla ilgili pişman olduğunu, kontak anahtarının yedeğini, şikâyetçinin yanında çalıştığı tarihlerde yaptırdığını, şikâyetçinin işten ayrılmasından sonra sorun yaşadıklarını ve mahkemelik olduklarını, dava konusuyla ilgili uzlaşma kapsamında şikâyetçiye 15.000 TL para ödediğini, bundan dolayı şikâyetçiye öfke duyduğunu ve bunun için eylemi gerçekleştirdiğini beyan ettiğinin belirtildiğinin ve anılan tutanağın altında sanığın da imzasının bulunduğunun, ayrıca olayın failinin sanık olduğunun tespiti üzerine sanığın kolluktaki ifadesinde, suça konu aracın yedek anahtarının şikâyetçinin bilgisi dâhilinde kendisinde bulunduğunu savunması üzerine, kolluk görevlilerince şikâyetçi ile 31.03.2020 tarihinde telefon görüşmesi yapılarak tutanak altına alınan bu görüşme içeriğinde şikâyetçinin, sanığın yanında 4 yıl kadar çalıştığını, 2 yıl kadar önce işten, avukat huzurunda 15.000,00 TL alarak ayrıldığını, çalıştığı dönemde patronu olan sanığa bir kaç defa kullanması için aracını verdiğini, ancak sanığa aracın yedek anahtarını vermediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.05.2016 tarihli ve 2015/13-1076 Esas, 2016/235 Karar sayılı kararı ile Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesinde düzenlenen kullanma hırsızlığı suçunun oluşabilmesi için geçici yararlanma amacıyla alınan aracın kısa bir süre kullanıldıktan sonra sahibine geri verilmesi veya kolaylıkla bulunabilecek bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılması ve iade amacının araç alınırken mevcut olması gerekirken, somut olayda, sanığın çaldığı suça konu aracı, lastiğinin patlaması sebebiyle olay yerinden başka bir yerde bırakması ve ertesi gün kolluk görevlilerince suça konu aracın terk vaziyette bulunması nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 146. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmaması nedeniyle; atılı suçu işlediği sabit görülen sanık hakkında ilk derece mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 146. maddesi uygulanmaksızın kurulan mahkûmiyet hükmünün istinafı üzerine verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyizi sonrası Dairemizce verilen 25.06.2024 tarihli ve 2023/14001 Esas, 2024/10241 Karar sayılı onama ilâmı usûl ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1- Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ REDDİNE, 2- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden, 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 15.04.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Konu: Onama Hükmüne Yapılan İtirazın Reddine Muhalefet Şerhi 2025/2715 Esas (İtiraz) 16.04.2020 tarihli müştekisi ... şüphelisi ... “geceleyin haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık” iddiası üzerine 04.02.2021 tarihinde sanık ... hakkında 142-2/d, 143-62. maddesi gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası verildiği görülmüştür. Yapılan istinaf başvurusunda Esastan Reddine, temyiz üzerine ise Onama kararı verildiği ve buna Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca İtiraz edildiği görülmüştür. Bunun üzerine 15.04.2025 tarihinde dairemizce İtirazın Reddine karar verilmiştir, söz konusu muhalefetim İtirazın Reddine ilişkindir. İtirazda özet olarak; hırsızlık suçundan beraat verilmesi gerektiği ve kullanma hırsızlığı olduğu kanaatiyle itiraz edildiği görülmüştür. TESPİTLER Müştekinin Beyanları: 21.03.2020 tarihli beyanında; ruhsat kaydı annem ... adına kayıtlı aracım çalınmıştır. Çalanlar hakkında şikâyetçiyim beyanında bulunduğu anlaşılmıştır. Sanığın yakalanmasından sonra müşteki verdiği dilekçe ile; sanık ...’a ait olan ... Güvenlik Sistemleri Limited Şirketinde 4 yıl kadar çalıştım, yaklaşık 1,5 yıl önce iş yerimden uzlaşarak ayrıldım. Çalışma sürecinde suça konu 01 BCJ ... plakalı arabayı satın aldım bu süreçte sanık ...’la karşılıklı birbirimizin arabasını kullanırdık. ...’ın aracının anahtarı bende kalırdı. Benim aracımın anahtarının da ...’te kaldığı süreçler oldu. Yaşamış olduğum olayın şoku ile hatırlayamamışım ancak şu an net hatırlıyorum adıma kayıtlı olan arabanın satın alındığı dönem anahtarını kopyalayarak ...’a vermiştim. Bu olayın yaşandığı gecenin sabahında arabamı ...’ın aldığını bilseydim şikâyetçi bile olmazdım. Bu nedenle söz konusu olaydan da şikâyetçi değilim. Gereğinin yapılmasını arz ederim beyanının olduğu anlaşılmıştır. Bunun üzerine polis tarafından 01.04.2020 tarihinde Oto Hırsızlık Büro Amirliğince müştekinin beyanının alındığı; otonun çalınması konusunda ifade vermiştim, olayla ilgili davacı ve şikâyetçi olmuştum, otomu alan şahsın ... olduğunu öğrendim. ... daha önce 4 yıl kadar yanında muhasebeci olarak çalıştığım patronum olur otomobili ...’in yanında çalıştığım dönemde aldım. ... bu otoyu zaman zaman kullanırdı beyanında bulunduğu görülmüştür. 22.10.2020 tarihli duruşmada müşteki sanıktan şikâyetçi olmadığını, 2,5 - 3 yıl kadar sanığın yanında çalıştığını, aralarında ihtilaf olduğunu, ihtilaflı bir şekilde ayrıldığını, uzlaştığını, 15.000,00 TL para verildiğini, sulh olduğunu, sanığın yanında çalıştığı sürede aracın yedek anahtarının sanıkta olduğunu, bilgisi dışında aracını aldığını, aralarındaki samimiyet nedeniyle birbirlerinin araçlarını kullandığını, sanığın aracı aldığını bilseydi şikâyetçi olmayacağını, aracı çalma kastıyla hareket etmediğini, isteseydi yedek anahtarı bana verirdi beyanında bulunmuştur. Sanığın Beyanları: Sanık ... 31.03.2020 tarihli beyanında müştekiye ait arabayı 20.03.2021 tarihinde geceleyin aldığını, müştekinin kendi yanında çalıştığını, müştekinin kendi arabasını, kendisinin de müştekinin arabasını kullandığını, yanından yaklaşık 2 yıl kadar önce ayrıldığını, aracın yedek anahtarını müştekinin kendisine verdiğini, yanından ayrıldıktan sonra yedek anahtar istemediğini, hırsızlık amacıyla davranmadığını beyan ettiği; 31.03.2020 tarihli sorgusunda önceki beyanlarını tekrar ettiğini, müdaafiisinin de suçun unsurları oluşmadığı, zenginleşme kastının olmadığı, samimi şekilde beyanda bulunduğunu beyan ettiği ve hakkında Adli Kontrol Kararı verildiği, bunun üzerine de müştekinin şikayetçi olmadığına dair dilekçe vererek beyanda bulunduğu, 04.02.2021 tarihinde sanık ... duruşmada, önceki beyanlarını aynen tekrar ettiğini, müştekinin iş yerinde yaklaşık 4 yıl çalıştığını, aralarında güven problemi olmadığını, 1 - 1,5 yıl kadar önce hiçbir sebep olmadan yanından ayrıldığını, sulh olduklarını, müştekiden anahtarı aldığını unuttuğunu, anahtarın yanında kaldığının farkında olmadığını, sanık müdaafii suçlamayı kabul etmediğini kabul etmiştir. Suçun maddi ve manevi yasal unsurlarının oluşmadığı kasıt unsuruyla suçun gerçekleşmediğini beyan ettiği görülmüştür. Sanık müdafileri İtiraz için verdikleri dilekçelerde; sanık ile müştekinin imam nikahlı birlikte yaşadıklarını, aracı sanığın aldığını, müştekinin de bu beyanları doğrular nitelikte dilekçe verdiği, beyanlarda bulunduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtildiği üzere belirli süreçten geçildikten sonra dosya dairemize gelmiş dairemizce Onama kararı verilmiş, İtiraz üzerine oluşan heyette ‘İtirazın Reddine’ karar verilmekle birlikte sayın çoğunluğun görüşlerine aşağıdaki nedenlerle iştirak edemiyorum: 1- Müşteki sanığa aracı sürekli verdiğini karşılıklı olarak birbirlerinin araçlarını kullandıklarını, sanık ve müştekinin güvene dayalı olarak birbirlerinin araçlarını kullandıklarını, aralarında patron-çalışan ilişkisi olduğu hatta daha sonraki beyanlar ve dilekçelerle imam nikahlı birlikte yaşadıkları anlaşılmıştır. TCK'nın 155. maddede başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, “şikayet” üzerine cezalandırılır şeklinde tanımlanan güveni kötüye kullanma suçu eylemimizde gerçekleşmiştir. Karşılıklı güvene dayalı otonun kullanımı söz konusudur. Alım eylemi de zilyetliğin devri amacı dışında gerçekleşmiş ve "şikayette" bulunmamaktadır. 2- TCK'nın 30. maddede belirtilen hata kavramı eylemimizde tartışılmalıdır. 3- TCK'nın 21. maddede belirtilen kast da açık şekilde tartışılmamış konuya ilişkin “rıza” kavramı tartışılmamıştır. Bu yönleri itibariyle İtirazın kabul edilmesi gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla