İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/436 Karar: 2026/3800 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/436 K.2026/3800

2. Ceza Dairesi 2026/436 E. , 2026/3800 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/263 E., 2025/433 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, kara

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/436 E. , 2026/3800 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/263 E., 2025/433 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, kara

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/436 E. , 2026/3800 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/263 E., 2025/433 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak sanığa atanan zorunlu müdafiin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.03.2020 tarihli ve 2019/74 Esas, 2020/187 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği gibi karar duruşmasında hazır bulunması, anılan müdafiin yokluğunda karar verilmesi talepli mazeret dilekçesi sunması durumunda dahi yeni bir müdafi görevlendirilmesi ya da müdafi temini için duruşmanın ertelenmesi gerektiği gözetilmeden, müdafiin yokluğunda karar verilmesi talepli mazeret dilekçesine binaen yargılamaya devam edilip hükümler kurularak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle hırsızlık ve bu suç ile birlikte işlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları bakımından sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından bozma üzerine yeniden yargılanan sanık hakkında asliye ceza mahkemesi, zorunlu müdafiin 'yokluğumda karar verilsin' talepli mazeret dilekçesine dayanarak müdafi hazır olmadan karar duruşmasını yapıp mahkumiyet hükümleri kurdu. Sanık müdafii hükümleri temyiz etti.

Hukuki İlke: Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda (5237 sayılı Kanun 142/2-h ve 143) zorunlu müdafiin karar duruşmasında bizzat hazır bulunması gerekir; müdafi yokluğunda karar verilmesini isteyen mazeret dilekçesi sunsa dahi mahkeme ya yeni müdafi görevlendirmeli ya da duruşmayı ertelemelidir. Aksi, 5271 sayılı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırılık ve savunma hakkının kısıtlanmasıdır.

Uygulama Sonucu: 2. Ceza Dairesi, müdafisiz kurulan hükümlerin savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle diğer yönleri incelemeksizin hükümleri oy birliğiyle bozdu.

Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafilik kapsamındaki dosyalarda karar celsesine müdafiin katılmamış olması tek başına mutlak bozma nedenidir; müdafiin kendi rızasıyla mazeret bildirip yokluğunda karar istemesi bile bu güvenceden vazgeçme sonucu doğurmaz. Temyiz dilekçesinde duruşma tutanağındaki bu eksikliği göstermek, esasa girilmeden bozma elde etmenin en kestirme yoludur.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla