İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/24676 Karar: 2024/10577 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/24676 K.2024/10577

2. Ceza Dairesi 2023/24676 E. , 2024/10577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/679 D.İş. SUÇ : Hileli iflas İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Baş

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/24676 E. , 2024/10577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/679 D.İş. SUÇ : Hileli iflas İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Baş

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/24676 E. , 2024/10577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/679 D.İş. SUÇ : Hileli iflas İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93514 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, müşteki ... vekilinin, ... Dayanaklı Tüketim Malları Sanayi Ticaret Limited Şirketi ortağı ...'in sağlık sorunları nedeniyle şirket ile ilgilenemediği zaman dilimi olan içerisinde, bahse konu şirketin diğer ortağı ...'in şirketin malvarlığını azaltıcı iş ve işlemler yaptığı, gerçeğe aykırı bilanço ve defterler tutarak şirketin durumunu olduğundan farklı gösterdiği, bu sayede bankalardan krediler çekmesine rağmen nakit kredi tutarlarını şirket bilançosuna kaydetmediğini, bu eylemler neticesinde adı geçen şüphelinin elde ettiği malvarlığını şüpheli ... adına kurulan ... Dayanaklı Tüketim Malları Sanayi Ticaret Limited Şirkete aktardığı, sonrasında bu şirketin isim değişikliğine giderek ... Beyaz Eşya Day. Tük. Mal. Elek. San ve Tic. Ltd. Şti. Adını aldığı ve bu şirket hisselerinin tamamının şüpheli ...'in eşi şüpheli ...'e devredildiğini, yine şüpheli ... tarafından ilgili banka tarafından 1/2 hisseli taşınmaz ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla icra takibi başlatılması nedeniyle, hissesini muvazalı olarak şüpheli ...'a devredildiğini, söz konusu işlemin dava konusu olması nedeniyle Avukat Kazım Bayram'ın talimat verilmesine rağmen yargı mercilerinin verdiği kararlara karşı kanun yoluna başvurmayarak kararların kesinleşmesine neden olduğunu belirterek şikayette bulunması üzerine, her ne kadar Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca şikayet konusu eylem nedeniyle şüpheli ... hakkında yargılama yapılarak Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/247 esas, 2021/365 sayılı kararı ile beraat hükmü kurulduğu, şüpheli Halil yönünden şikayetin mükerrer soruşturma mahiyetinde bulunduğu, Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/247 esas, 2021/365 sayılı kararında iflasın hileli olmadığının belirlendiğinden diğer şüpheliler ..., ... ve ... haklarında suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 161. maddesinde yer alan ''(1) Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra iflasa karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için; a) Alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına neden olunması, b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi, c) Gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına neden olacak şekilde belge düzenlenmesi, d) Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla veya sahte bilanço tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi, gerekir.'' , 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 311. maddesinde yer alan "İflasından evvel veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kasdiyle ve hususiyle aşağıdaki suretlerle hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır: 1. Alacaklıların müşterek rehini makamında olan mallarını tamamen veya kısmen kaçırır, gizler veya tahrip ederse; 2. Alacaklıların zararına olarak hakikata aykırı makbuzlar verir veya yazı ile borç ikrar ederse; 3. Muvazaalı satışlar, muameleler yahut bağışlamalar yaparsa; 4. Evlenme mukavelesinde hakikaten getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi tanır ve karı da bu mukaveleyi kocasının alacaklılarına karşı istimale kalkışırsa; 5. Hakikata aykırı borç ikrar etmek yahut muvazaalı muameleler ve mukaveleler yapmak suretiyle alacaklılarını zarara sokarsa; 6. Borcu mevcudu ile alacağından ziyade olduğunu bildiği halde ehemmiyetli kıymeti haiz ticari mallarını yahut fabrikasının mahsullerini hem satış gününün piyasasından, hem de malolduğu veya satınalındığı kıymetten pek aşağı bir fiyatla satmak suretiyle mevcudunu israf ederse; 7. Konkordato mukavelesi haricinde alacaklıya hususi menfaatler temin ederse; 8. Hakikate aykırı muhasebe ve sahte bilançolarla aktifini hakikatte olduğundan fazla veya noksan gösterirse. (Değişik: 6/6/1985-3222/38 md.) Bir numaralı bentte yazılı malların kıymetine göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi tatbik olunur. Bir numaralı bentte yazılı suçları yapanlar müflisin evi halkından kimseler ise müflis gibi cezalandırılırlar. Türk Ceza Kanununun iştirak hükümleri dışında kalsa dahi, müflisin aktifini azaltmak maksadiyle ona ait taşınır ve taşınmaz malları kısmen veya tamamen saklıyan veya kaçıran ve muvaza ile temellük eden veya bu hususlarda yataklık veya tavassut eden veya iflas masasına müracaat ile kısmen veya tamamen asılsız alacaklarını kaydettiren veya müflisin tediye kabiliyetini azaltmak maksadiyle kendi adına veya müstear adla ticari faaliyetlere girişen kimseler hakkında dahi aynı cezalar uygulanır. " şeklinde düzenlemelerin mevcut olduğu, Dosya kapsamına göre, Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/247 esas, 2021/365 sayılı kararına konu beraat hükmünün taksirli iflas suçuna ilişkin olduğu, Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/1789 soruşturma sayılı dosyasına sunulan 12/06/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda, şüpheli ...'in tasfiye işlemleri sırasında yapılan tebliğe rağmen sorguya gelmediği, şirketin ticari defter ve haczi kabil mallarını zamanında teslim etmediği, 2015 ve 2016 yılı yevmiye defterlerinin kapanış onay işlemlerinin yapılmadığı, iflas tarihi itibariyle şirketin bankalara olan kredi borcu toplamı ile alacaklılar listesindeki banka borç takip tutar toplamı arasında 4.580.095,04 Türk lirası fark olduğunun ve bu miktarın kayıt dışı kaldığının, icra takibi açılmış satıcılara olan borç toplamı ile 31/03/2016 tarihi itibariyle kayıtlarda yer alan borç arasında 2.704.878,24 Türk lirası farkın olduğunun belirlendiği, Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/247 esasına kayden görülen kamu davasına sunulan 01/04/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, ağırlıklı olarak dosyaya ilişkin bilgilerin, taraf savunmalarının ve taksirli ve hileli iflasa ilişkin teorik bilgilere yer verilerek alacaklıların zararına müflis şirketin borçlarını artırıcı iş ve işlemler yapıp yapmadığı noktasında bir inceleme değerlendirme yapılmaksızın taksirli ya da hileli iflas suçunun oluşmayacağı sonucuna varıldığı, bu haliyle her iki bilirkişi raporu arasında çelişkinin mevcut olduğu, soruşturma aşamasında alınan 12/06/2020 havale tarihli bilirkişi raporu ile müşteki vekilinin şikayet dilekçesi ekinde sunduğu 02/03/2023 tarihli mali uzman görüşünde yapılan 2015 yılında fiktif stokların zararına satış ile eritildiği, ... Elektronik Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından müflis şirket aleyhine 5 adet çeke dayalı icra takibi başlattığı ve icra takiplerine itiraz edilmeyerek kesinleştirildiği, ancak söz konusu çeklerin ticari defter kayıtlarında yer almadığı şeklindeki tespitler kapsamında, olayın açıklığa kavuşması amacıyla şüphelilerin savunmalarının alınması, ... Dayanaklı Tüketim Malları Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile Hk Beyaz Eşya Day. Tük. Mal. Elek. San ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait tüm ticari kayıtların temin edilerek yukarıda belirtilen bilirkişi raporlarında mevcut çelişkinin giderilmesi amacıyla yeniden bilirkişi raporu alınması, Avukat ... hakkında yapılan şikayet yönünden bir karar verilmediği nazara alındığında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.'' şeklindeki düzenlemeye istinaden adı geçen yönünden soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderildikten sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi, sonucuna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme yapılmak suretiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği gözetilerek, itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Somut olayda, şikâyetçi vekili dilekçesinde, ... Dayanaklı Tüketim Malları Sanayi Ticaret Limited Şirketi ortağı ...'in sağlık sorunları nedeniyle şirket ile ilgilenemediği zaman dilimi içerisinde, şirketin diğer ortağı ...'in şirketin malvarlığını azaltıcı iş ve işlemler yaptığını, gerçeğe aykırı bilanço ve defterler tutarak şirketin durumunu olduğundan farklı gösterdiğini, bu doğrultuda bankalardan krediler çekmesine rağmen nakit kredi tutarlarını şirket bilançosuna kaydetmediğini, bu eylemler neticesinde adı geçen şüphelinin elde ettiği malvarlığını şüpheli ... adına kurulan ... Dayanaklı Tüketim Malları Sanayi Ticaret Limited Şirkete aktardığı, sonrasında bu şirketin isim değişikliğine giderek ... Beyaz Eşya Day. Tük. Mal. Elek. San ve Tic. Ltd. Şti. adını aldığı ve bu şirket hisselerinin tamamının şüpheli ...'in eşi olan diğer şüpheli ...'e devredildiğini, yine şüpheli ... tarafından, ilgili bankanın yarı hisseli taşınmaz ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla icra takibi başlatması nedeniyle, hissesini muvazaalı olarak şüpheli ...'a devredildiğini, söz konusu işlemin dava konusu olması nedeniyle avukat Kazım Bayram'ın talimat verilmesine rağmen yargı mercilerinin verdiği kararlara karşı kanun yoluna başvurmayarak kararların kesinleşmesine neden olduğunu belirterek şikayette bulunması üzerine, her ne kadar Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca şikâyet konusu eylem nedeniyle şüpheli ... hakkında yargılama yapılarak Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli ve 2020/247 Esas, 2021/365 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kurulduğu, şüpheli Halil yönünden şikâyetin mükerrer soruşturma mahiyetinde bulunduğu, Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli ve 2020/247 Esas, 2021/365 Karar sayılı kararında iflasın hileli olmadığı belirlendiğinden diğer şüpheliler ..., ... ve Şahnaz Girgin haklarında suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre, Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli ve 2020/247 Esas, 2021/365 Karar sayılı kararına konu beraat hükmünün taksirli iflas suçuna ilişkin olduğu, Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/1789 Soruşturma sayılı dosyasına sunulan 12.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda, şüpheli Ahmet'in tasfiye işlemleri sırasında yapılan tebliğe rağmen sorguya gelmediği, şirketin ticari defter ve haczi kabil mallarını zamanında teslim etmediği, 2015 ve 2016 yılı yevmiye defterlerinin kapanış onay işlemlerinin yapılmadığı, iflas tarihi itibariyle şirketin bankalara olan kredi borcu toplamı ile alacaklılar listesindeki banka borç takip tutar toplamı arasında 4.580.095,04 Türk lirası fark olduğunun ve bu miktarın kayıt dışı olduğunun, icra takibi açılmış satıcılara olan borç toplamı ile 31.03.2016 tarihi itibarıyla kayıtlarda yer alan borç arasında 2.704.878,24 Türk lirası farkın olduğunun belirlendiği, Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli ve 2020/247 Esas, 2021/365 Karar sayılı dosyasına sunulan 01.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise, alacaklıların zararına iflas eden şirketin borçlarını artıran iş ve işlemler yapılıp yapılmadığı hususunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın taksirli ya da hileli iflas suçunun oluşmayacağının belirtildiği, bu durumda her iki bilirkişi raporu arasında çelişkinin mevcut olduğu, soruşturma aşamasında alınan 12.06.2020 tarihli bilirkişi raporu ile şikâyetçi vekilinin dilekçesine ek olarak sunduğu 02.03.2023 tarihli malî uzman görüşünde, 2015 yılında fiktif stokların zararına satış ile eritildiğine, ... Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından müflis şirket aleyhine 5 adet çeke dayalı icra takibi başlatıldığına ve icra takiplerine itiraz edilmeyerek kesinleştirildiğine, ancak söz konusu çeklerin ticari defter kayıtlarında yer almadığı şeklinde tespitler yapılması karşısında sıhhati ve şüpheliler hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin oluşup oluşmadığının tespiti bakımından, şüphelilerin savunmalarının alınıp, ... Dayanaklı Tüketim Malları Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ... Beyaz Eşya Day. Tük. Mal. Elek. San ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait tüm ticarî kayıtların temin edilerek bahse konu bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla tekrar bilirkişi raporu alınarak, avukat Kazım Bayram hakkında yapılan şikayet yönünden soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderildikten sonra sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik soruşturmanın genişletilmesi kararı yerine itirazın reddine dair karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 03.04.2023 tarihli ve 2023/679 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 01.07.2024 tarihinde o y birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla