KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/3849 E., 2025/11323 K.
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/569 E., 2024/925 K
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
199 kelime·1 dk okuma
Sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 28.11.2018 tarihinde sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 21.01.2019 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 15.01.2022 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle sanığın yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği ve mahkûmiyet kararının kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede.
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen HAGB'nin denetim süresinde işlenen yeni suç nedeniyle açıklanmasıyla kurulan mahkumiyet hükümleri temyiz edilmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Bozma sonrası kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; duruşma, toplanan deliller, gerekçe ve hakimin kanaat ve takdiri hukuka uygun ise temyiz istemi reddedilerek hüküm onanır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin reddiyle hükümlerin ONANMASINA.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: HAGB'nin denetim süresinde yeni kasıtlı suç işlenmesiyle açıklanmasında, temyiz incelemesi delil değerlendirmesiyle sınırlı kalır ve maddi vakıa yeniden tartışılmaz. Savunmanın esas mücadelesi ilk derece ve bozma sonrası aşamada yoğunlaştırılmalı; temyizde ancak hukuka aykırılık ileri sürülebilir.