İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/5387 Karar: 2025/10110 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/5387 K.2025/10110)

2. Ceza Dairesi 2025/5387 E. , 2025/10110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/139 E., 2024/380 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. mad

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/5387 E. , 2025/10110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/139 E., 2024/380 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. mad

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/5387 E. , 2025/10110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/139 E., 2024/380 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın, katılana ait iş yerinin camını kırması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımının, ilk mahkûmiyet hükmünün verildiği 10.02.2016 tarihinden karar tarihine kadar geçtiği gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.01.2024 tarihli ve 2023/163 Esas, 2024/1 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararları verildiğinin anlaşılması karşısında; verilen bu mahkûmiyet kararları nedeniyle sanık yönünden de zamanaşımı süresinin kesildiği belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29/7. maddesinde yer alan, "Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez." şeklindeki, Anılan Yönetmeliğin 29/6. maddesinde yer alan, "uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır." şeklindeki, Bahsi geçen Yönetmeliğin 29/5. maddesinde yer alan, "Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir." şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın MERNİS adresinin bulunması hâlinde 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince işlem yapılması, MERNİS adresinin bulunmaması hâlinde ise önceden usulü ile tebliğ yapılmış adresi var ise o adrese anılan Kanun'un 35. maddesine göre, böyle bir adres de mevcut değil ise ilanen tebliğ yapılarak tebligat işlemlerinin sonuçlandırılması gerektiği, Somut olayda, uzlaştırmacı tarafından sanık ...'in son bilinen adresine tebligat çıkartıldığı ve tebligatın bila tebliğ iade edildiği, katılana ise tebliğ yapıldığına dair dosyada bilgi ve belgeye rastlanmadığı anlaşılmakla; yukarıda detaylıca açıklandığı üzere uzlaştırma bürosu marifetiyle uzlaştırma teklifinin gönderilmesinin talep edilmesi ve büronun da açıklandığı şekilde tebliğ yapması gerektiği cihetle, taraflara usûlüne uygun uzlaşma teklifi yapılması ve sonucuna göre sanığın kasten yaralama suçu bakımından hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesine göre belirlenen 4 ay hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 3.600,00 TL adlî para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında belirlenen 4 ay hapis cezasının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca 180 tam gün adli para cezası olarak infazına karar verildikten sonra sanığın 3.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörülmesi ve mükerrir olan sanık hakkında hapis cezasının uygulanması hâlinde, 5237 sayılı Kanun'un 50/2. maddesi uyarınca hapis cezasının artık adlî para cezasına çevrilemeyeceği ancak adlî para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği dikkate alındığında, kasten yaralama suçundan verilen hapis cezasının diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla