Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/5710 E. , 2025/11537 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/345 E., 2021/116 K. SUÇ : Hırsızlık KARARLAR : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞN
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/5710 E. , 2025/11537 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/345 E., 2021/116 K. SUÇ : Hırsızlık KARARLAR : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/44806 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede, 1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesinde yer alan, "(1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. (2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. (3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır." şeklindeki düzenleme değerlendirildiğinde, sanığın ek savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı, dosya kapsamında sanıklar hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 13/06/2017 tarihli ve 2016/48934 soruşturma, 2017/5623 esas, 2017/5114 sayılı iddianamesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiş olması karşısında, Büyükçekmece 13. Asliye Ceza mahkemesinin 16/01/2020 tarihli 6. celsesinde sanıklara anılan kanunun 142/1-e ve 142/2-h. maddeleri uyarınca ek savunma hakkı verilmesine ve sanıklara ek savunma yapmaları hususunda mahkemede hazır bulunulmasını içerir meşruhatlı tebligat çıkartılmasına karar verilmesine rağmen, Mahkemesince sanıklara davetiye tebliğ edilmesiyle yetinilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanıkların ek savunmaları alınmadan 5237 sayılı kanunun 142/1-e. maddesine muhalefetten hüküm kurularak savunma hakları kısıtlanmak sureti ile yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Şikâyetçinin beyanında dış cephe mantolama işi yaptığı ve bu iş için kullanılan tüm yalıtım malzemelerinin siteye ait bahçe içerisinde istiflenmiş bir hâlde sanıklar tarafından çalındığını söylediği, olay yerine ilişkin tutanak, kroki veya fotoğrafın olmaması, olay yerine ilişkin ayrıntılı beyanın alınmaması hususları değerlendirildiğinde, sanıklar ve şikâyetçi bu hususta dinlenerek, gerekirse Mahkemece keşif yapılarak eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h veya anılan Kanun'un 142/1-e maddesine uyduğunun tespit edilmesi gerekirken, yazılı şekilde anılan Kanun'un 142/1-e maddesinden uygulama yapılmasında, 3- Suç tarihinde güneşin yaz saati uygulamasına göre 08.26'da doğduğu, gece vaktinin 07.26'da bittiği, suçun ise 06.00 sıralarında işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanmamasında, 4- Sanık ...'un tekerrüre esas alınan Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/242 Esas, 2013/387 Karar sayılı ilâmındaki suçun 5237 sayılı Kanun'un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu olduğu, 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi uyarınca; "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü de gözetilerek hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; tekerrüre esas alınan bu ilâm sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı tespit edilip, sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1- Sanık ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasına Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2013/242 Esas ve 2012/387 Karar sayılı ilamıyla 142/1-b maddesi uyarınca hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının esas alındığı anlaşılmakla, (4) numaralı kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. 2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesinde yer alan, "(1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. (2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. (3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır." şeklindeki düzenleme değerlendirildiğinde, sanığın ek savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı, dosya kapsamında sanıklar hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2017 tarihli ve 2016/48934 Soruşturma, 2017/5623 Esas, 2017/5114 sayılı iddianamesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiş olması karşısında, Büyükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2020 tarihli 6. celsesinde sanıklara anılan kanunun 142/1-e ve 142/2-h. maddeleri uyarınca ek savunma hakkı verilmesine ve sanıklara ek savunma yapmaları hususunda mahkemede hazır bulunulmasını içerir meşruhatlı tebligat çıkartılmasına karar verilmesine rağmen, Mahkemesince sanıklara davetiye tebliğ edilmesiyle yetinilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanıkların ek savunmaları alınmadan 5237 sayılı kanunun 142/1-e. maddesine muhalefetten hüküm kurularak savunma hakları kısıtlanmak sureti ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3- Şikâyetçinin beyanında dış cephe mantolama işi yaptığı ve bu iş için kullanılan tüm yalıtım malzemelerinin siteye ait bahçe içerisinde istiflenmiş bir hâlde sanıklar tarafından çalındığını söylediği, olay yerine ilişkin tutanak, kroki veya fotoğrafın olmaması, olay yerine ilişkin ayrıntılı beyanın alınmaması hususları değerlendirildiğinde, sanıklar ve şikâyetçi bu hususta dinlenerek, gerekirse Mahkemece keşif yapılarak eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h veya anılan Kanun'un 142/1-e maddesine uyduğunun tespit edilmesi gerekirken, yazılı şekilde anılan Kanun'un 142/1-e maddesinden uygulama yapılması, 4- Suç tarihinde güneşin yaz saati uygulamasına göre saat 08.26'da doğduğu, gece vaktinin saat 07.26'da bittiği, suçun ise saat 06.00 sıralarında işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanmaması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, (4) numaralı kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1), (2) ve (3) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Büyükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2017/345 Esas, 2021/116 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.