Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/6611 E. , 2025/16821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/475 E., 2025/568 K. SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.02.2025 tarihli ve 2025/475 Esas, 2025/568 Karar sayılı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/6611 E. , 2025/16821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/475 E., 2025/568 K. SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.02.2025 tarihli ve 2025/475 Esas, 2025/568 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Kırklareli 4. Asliye Ceza Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında ilk olarak hükmedilen 25.09.2023 tarihli ve 2022/407 Esas, 2023/519 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın, 02.05.2024 tarihli ve 2023/3923 Esas, 2024/1650 Karar sayılı karar ile "...Suça sürüklenen çocuk ... hakkında Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen rapor ile sosyal inceleme raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan .. .. Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen rapor ile .. .. Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen raporlar arasında da çelişki mevcut olduğu görülmekle, mevcut çelişkiler giderilerek TCK'nun 32. maddesi kapsamında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği bulunup bulunmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden sağlık kurulu raporu aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininin gerektiğinin gözetilmemesi,Usul ve yasaya aykırı bulunmakla hükümlerin CMK'nun 280/1-e maddesi gereği ayrı ayrı bozulmasına, suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'ın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar ile ilgili olarak gereği için mahkemelerine ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi, suça sürüklenen çocukların daha önce bisiklet hırsızlığı yapmaları sebebiyle kolluğun kendilerinden şüphelendiği, suça sürüklenen çocuk ...'e sorulduğunda suçu ikrarla bisikletleri sattıkları kişileri kolluğa bildirdiği , bunun üzerine kollukça soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuğun bildirdiği kişilerde suça konu bisikletlerin bulunarak eksiksiz ve hasarsız olarak iade edildiği anlaşılmış ise de, mağdurların bisikletlerle birlikte bisiklet kilitlerinin de çalındığı dolayısıyla eksik iade bulunduğu dikkate alınarak mağdurlardan TCK'nun 168/4.maddesi gereği kısmî iadeye rızaları bulunup bulunmadığının sorulması, rızanın bulunması hâlinde bisikletleri suça sürüklenen çocuklardan satın alan kişilerin zararlarının giderilip giderilmediği de belirlendikten sonra etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, suça sürüklenen çocukların yargılama giderlerindan sebebiyet verdikleri oranda sorumlu oldukları gözetilmeden, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi, suça sürüklenen çocuk ...'ın suç tarihi itibariyle hakkında kesinleşmiş, hürriyeti bağlayıcı ceza bulunmaması dikkate alınarak her iki suçtan hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların TCK'nun 50/3.maddesinde belirlenen zorunluluk karşısında TCK'nun 50/1.maddesinde belirlenen seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi..." gerekçesiyle suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda anılan hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hükümler kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Kırklareli 4. Asliye Ceza Mahkemesince sonradan hükmedilen 16.12.2024 tarihli ve 2024/329 Esas, 2024/719 Karar sayılı kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın, 02.05.2024 tarihli ve 2023/3923 Esas, 2024/1650 Karar sayılı kararının yasal dayanaktan yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda sanık hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafîinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca .. Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.