Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/6620 E. , 2025/16304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5611 E., 2024/3533 K. SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ve
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/6620 E. , 2025/16304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5611 E., 2024/3533 K. SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin 20.12.2021 tarihli ve 2020/213 Esas, 2021/579 Karar sayılı dosyasında suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 31/3, 168/1, 62 maddesi uyarınca verilen 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 22.03.2023 tarihli ve 2022/612 Esas, 2023/937 Karar sayılı kararı ile özetle, "müştekiden doğrulanmadan olayda TCK'nun 168/2. maddesinin şartlarının zarar giderilmesi halinde oluşacağı, soruşturmada rızai bir iade işleminin olmadığı gözönüne alınmadan eksik inceleme ile eksik ceza tayini..." nedeni ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, zira her ne kadar 5271 sayılı Kanun'un 2 89... . maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de, bozma nedeni olarak gösterilen hukuka aykırılığın bu maddeler kapsamına girmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 22.03.2023 tarihli ve 2022/612 Esas, 2023/937 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/295 Esas, 2023/701 Karar sayılı kararının ve devamında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 12.12.2023 tarihli ve 2023/4044 Esas, 2023/3321 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin 24.10.2024 tarihli ve 2024/121 Esas, 2024/579 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.