İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/7529 Karar: 2025/11980 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/7529 K.2025/11980

2. Ceza Dairesi 2025/7529 E. , 2025/11980 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/865 E., 2022/160 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/7529 E. , 2025/11980 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/865 E., 2022/160 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/7529 E. , 2025/11980 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/865 E., 2022/160 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2025 tarihli ve KYB-2025/60667 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi ile 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile eklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen suçları oluşturduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, 6545 sayılı değişikliği ile anılan Kanun'un 142/2-h maddesine göre belirlenen 15 yıllık dava zamanaşımından daha lehe olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın eylemine uyan nitelikli hırsızlık suçunun 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, somut olayda suç tarihinin 05/10/2009 olduğu, sanığın sorgusunun 13/11/2009 tarihinde yapılarak zamanaşımı süresinin kesildiği, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin sorgu tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, bu tarihten sonra dava zamaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı, sanık hakkında verilen 08/12/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 05/01/2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 11/05/2013 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 05/01/2010 ile 11/05/2013 tarihleri arasında (3 yıl 4 ay 6 gün süre ile) dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen ikinci suç tarihi olan 11/05/2013 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, sanığın sorgusunun yapıldığı 13/11/2009 tarihi ile hükmün açıklandığı 16/02/2022 tarihine kadar geçen 12 yıl 3 ay 3 günlük süreden dava zamanaşımı süresinin durduğu 3 yıl 4 ay 6 günlük süre mahsup edildikten sonra 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde, şikâyetçinin kapıları kilitli otomobilinin bagaj kapağının kilidinin zorlanması suretiyle açılarak otomobile girildikten sonra araç içinde bulunan 2 adet oto hoparlörü ile 1 adet ses güçlendirici cihazın gece vakti çalınması şeklinde gerçekleşen olayda; hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.12.2012 tarihli ve 2012/1247 Esas, 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinde düzenlenen “Suçun gece vakti işlenmesi”nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle bu durum, aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d ve 67/4. maddelerine göre hükümlü için hesaplanan 15 yıllık olağan ve 22,5 yıllık olağanüstü zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla