Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/7918 E. , 2025/12613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/63686 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Konya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2022 tarihli kararının kesinleşmesi akabinde, Mahkemesin
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/7918 E. , 2025/12613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/63686 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Konya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2022 tarihli kararının kesinleşmesi akabinde, Mahkemesince sanığın savunmasının müdafii huzurunda alınmadan karar verildiğinden bahisle dosyanın Mahkemesince resen ele alınarak yapılan yargılama sonunda sanığın mahkumiyetine ilişkin Konya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2023 tarihli ve 2023/461 esas, 2023/698 sayılı kararının, mahkemesince verilen kararın kesinleşmesinden sonra hükümde bir değişiklik yapılamayacağı ve hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 tarihli ve 2021/2-35 esas, 2021/473 karar sayılı ilâmında yer alan, "... vakti nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan sanıklar ... ve ...’a, suçun nitelikli hâli dikkate alınmak suretiyle zorunlu müdafi atanması gerektiği sonucuna ulaşılmakla birlikte, yargılama ve hüküm tarihi itibarıyla Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairece, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zorunlu müdafi atanması için suçun temel şekli bakımından öngörülen hapis cezasının alt sınırının gözetilmesi gerektiğinin kabul edildiği, bu bağlamda suçun nitelikli hâlleri de dikkate alınarak müdafi atanması hususundaki Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya Daire içtihatlarındaki değişimin sanıkların yargılanıp hükümlerin kesinleştiği tarihten sonraki kararlarla değiştiği, mahkeme içtihatlarındaki değişimlerin ise olağanüstü kanun yollarına başvurma hakkı tanımadığı kabul edilmelidir...” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Konya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/06/2021 tarihli kararıyla sanığın üzerine yüklenen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca, sanığa zorunlu müdafii atandığı ancak 02/06/2021 tarihli karar oturumunda sanığın savunmasının usulüne uygun şekilde alınmaması nedeniyle anılan kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 11/11/2021 tarihli kararıyla bozulması akabinde yapılan yargılama sırasında sanık için atanan zorunlu müdafii Avukat ...ya tebligat çıkartılmasına rağmen savunmasının yeniden müdafii huzurunda alınmayarak, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir. 2. Her ne kadar karar celsesinde ... ile duruşmada hazır edilen sanığın yüzüne karşı verilen 09.03.2022 tarihli kararın, istinaf edilmeden 17.03.2022 tarihinde kesinleştiğinden bahisle 18.03.2022 tarihli kesinleştirme şerhi düzenlendiği anlaşılmış ise de; hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığının, ayrıca sanık tarafından inceleme konusu karara yönelik 19.07.2022 tarihli dilekçe ile eski hâle iade talebinde bulunulduğunun, Konya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2022 tarihli ek kararıyla itiraz yolu açık olmak üzere talebin reddine karar verildiğinin, ancak eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesine ait olmasına göre, Konya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2022 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğunun anlaşılması karşısında; dosyanın istinaf yoluyla Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi gerektiğinden inceleme konusu hükmün kesinleşmediği tespit edilmiştir. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık suçundan sanık hakkında Konya 20. Asliye Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleştirme şerhi düzenlenen hükmün, kesinleştikten sonra mahkemece resen ele alınıp yeniden mahkumiyet kurulması üzerine Başsavcılık kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: CMK 309 uyarınca kanun yararına bozma yoluna ancak istinaf/temyiz denetiminden geçmeden kesinleşen kararlar için gidilebilir; yasa yolu bildiriminde CMK 263 uyarınca cezaevi aracılığıyla temyiz olanağının belirtilmemesiyle yanıltılan sanığın eski hale getirme talebi hakkında CMK 42/1 gereği yetkili merci Bölge Adliye Mahkemesi olduğundan asliye mahkemesinin ek kararı yok hükmündedir; bu nedenle hüküm henüz kesinleşmemiş sayılır ve KYB istemi reddedilir.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma isteminin reddi
Dava Strateji Notu: Yasa yolu bildiriminde CMK 263'e göre cezaevi aracılığıyla başvuru imkanının belirtilmemesi sanığı yanıltır ve süreyi işletmez; eski hale getirme talebi hakkında CMK 42/1 gereği asliye mahkemesi değil BAM yetkilidir, bu nedenle hüküm kesinleşmemiş sayılıp istinaf yolu açık kalır.