İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/8744 Karar: 2025/15635 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/8744 K.2025/15635

2. Ceza Dairesi 2025/8744 E. , 2025/15635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/231 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun y

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/8744 E. , 2025/15635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/231 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun y

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/8744 E. , 2025/15635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/231 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2025 tarihli ve KYB-2025/69591 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müşteki .. ile şüpheli ...'in birbirlerini tanıdıkları, müştekinin tanık ..'a ait depoya kiralamak vasıtasıyla ev eşyalarını koymasını takiben şüphelinin müştekiden habersiz anılan eşyaları kendi evine getirdiği ve sonrasında müştekiye yönelik ''sürekli kapına gelecem ben sana yapacağımı biliyorum sen göreceksin'' diyerek tehdit ettiği iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/12/2023 tarihli karar ile soyut iddiadan başka delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Tanık ..'ın 01.11.2023 tarihinde alınan beyanında, müştekinin kızı ..'ün eşyalarını kira karşılığında deposuna koyduğunu, aradan iki buçuk yıl geçtikten sonra .. isimli şahısın kendisini ..'ün yeğeni olarak tanıtarak ..'ün vefat ettiği, eşyaları teslim alacağını, ...'ün annesi müşteki ...'ın durumdan haberdar olduğunu belirtmesi sonrasında eşyaları ...'a teslim ettiğini beyan ettiği, şüpheli ...'in 11.10.2023 tarihli alınan beyanında da eşyaları depodan çıkararak evine getirdiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu, söz konusu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Şikâyetçinin, ölen kızı olan ...'e ait eşyaların bulunduğu depodan, kendisinin bilgisi ve rızası olmaksızın bu eşyaların şüpheli ve oğlu tarafından alındığından bahisle şikâyetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonunda, soyut iddiadan başka delil bulunmadığından bahisle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.12.2023 tarihli karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", 5271 sayılı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." ve yine anılan Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz üzerine bu itirazı inceleyen merci, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu açıklamalar ışığında değerlendirilmesi gereken somut olayda; şikâyetçi ... ile şüpheli ...'in birbirlerini tanıdıkları, soruşturmaya konu eşyaların şikâyetçinin ölen kızı olan ...'e ait eşyalar olduğu ve bu eşyaların ... tarafından ölümünden önce tanık ...'tan kiralanan depoya konulduğu, daha sonra ...'ın ...'e ulaşamadığı ve ardından şüpheli ...'in oğlu olan ...'ın ...'ı arayarak kendisini ...'ün yeğeni olarak tanıtıp ...'ün vefat ettiğini, eşyaları teslim alacağını, ...'ün annesi şikâyetçi ...'ın durumdan haberdar olduğunu belirttiği ve bunun üzerine eşyaları aynı zamanda nakliyecilik de yapan ...'a ait araçla şüpheli ...'in evine taşıttığı, nitekim bu hususların tanık ...'ın 01.11.2023 tarihinde alınan kolluk ifadesiyle de doğrulandığı, ayrıca şüpheli ...'in 11.10.2023 tarihli alınan ifadesinde de eşyaları depodan çıkararak evine getirdiğini beyan ettiği anlaşılmakla; şüpheli ... hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu, söz konusu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği ve de ...'ın şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması için kolluğa müzekkere yazılmasına rağmen bu şahsın şüpheli ifadesi alınmadan sadece ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği de dikkate alındığında, ...'ın şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması sonucu şüpheli ...'ın hukukî durumunun takdir ve tayini ile bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, şüpheli ... hakkında kamu davası açılması için itirazın kabulü ve soruşturmanın belirtilen diğer hususlarda genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 15.01.2024 tarihli ve 2024/231 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla