Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/9405 E. , 2025/16947 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3353 E., 2023/3795 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza D
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/9405 E. , 2025/16947 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3353 E., 2023/3795 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 26.12.2024 tarihli ve 2024/2276 Esas, 2024/21902 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2025 tarihli ve 2-2023/115148 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen yasal süre içerisinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ İlk derece mahkemesince cezanın bireyselleştirilmesinde BAM'ın bozma kararı öncesi ve sonrası kurulan her iki hükümde alt sınır ve aynı oranlar üzerinden yapılan uygulamaların, istinaf incelemesinde hukuka uygun olarak kabul edildiği, CMK’nın 280/1-e-f maddesine aykırılık teşkil eden BOZMA kararının, sadece mağdur sayısınca uygulama yapılması nedenine ilişkin olup, bölge adliye mahkemesince, zincirleme suç hükümleri uygulanan ilk hükme (4 yıl 8 ay 7 gün hapis) yönelik istinaf başvurusu üzerine bozma kararı verilmeyip, duruşmalı yargılama sonucu verilecek (3 kez) 3 yıl 9 ay hapis cezasının da, esasen ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artıran bir karar niteliğinde olmadığı, bozmaya uyularak verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin son karar da nazara alındığında, hukuka aykırı görülmeyen bu nihai hükmün duruşmalı yargılama sonucu bölge adliye mahkemesince verilmiş olması halinde dahi hükmün temyizi kabil olmayıp KESİN olacağı, zira, bu kararın CMK’nın 286/2-b maddesi kapsamında ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararı niteliğinde olduğu, bu nedenlerle kararın, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi ve sonucunda hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilerek yeniden hüküm kurulması gerekeceğine dair bozma nedeninin, kanun yolu başvuru şekline bir etkisinin bulunmadığı belirtilmekle; sanık ... müdafii ile sanık ...’nın temyiz istemlerinin CMK’nın 286/2-b, 298. maddeleri uyarınca REDDİNE karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın hükmün bozulmasına karar verilemeyeceğinden bahisle kararın BOZULMASINA karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli ve 2022/495 Esas, 2022/682 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e, 143, 43/2-1, 62/1. maddeleri gereğince neticeten 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği; anılan karara yönelik sanık ... müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvuruları üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 18.05.2023 tarihli ve 2022/3903 Esas, 2023/2434 Karar sayılı ilâmı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli ve 2023/367 Esas, 2023/490 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 143, 62/1. maddeleri uyarınca neticeten (3 kez) 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği ve bu karara yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'un istinaf başvuruları üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/3353 Esas, 2023/3795 Karar sayılı ilâmı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; Her ne kadar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 18.05.2023 tarihli ve 2022/3903 Esas, 2023/2434 Karar sayılı ilâmı ile, suça konu sulama borularının mağdurların kendi arazileri içerisinde olması, bu boruların farklı kişilere ait olduğunu gösterecek ayırt edici işaretlerin bulunması, sanıkların suça konu boruların farklı mağdurlara ait olduğunu bilerek almaları nedeniyle, sanıkların nitelikli hırsızlık suçundan mağdur sayısınca cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmediğinden bahisle vermiş olduğu bozma kararı; anılan bozma nedeninin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediğinden, yasal dayanaktan yoksun olsa da; ilk derece mahkemesince bozmadan önce ve bozma üzerine hükmolunan cezaların miktarları dikkate alındığında, yasaya aykırı olarak verilen bu bozma kararının, olağan yasa yollarından temyiz yoluna başvurmayı ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, bir başka deyişle bölge adliye mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hükümler kurulmuş olsaydı dahi bu hükümlerin temyizinin mümkün olmayacağı belirlenmekle; İlk derece mahkemesince bozmadan önce ve bozma üzerine hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-b maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında ve incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında; sanık ... müdafii ile sanık ...’nın temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde bozma kararı verilmesi nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1- Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2- 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 26.12.2024 tarihli ve 2024/2276 Esas, 2024/21902 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA, 3- Sanık ... müdafii ile sanık ...’nın temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, İtirazname’ye uygun olarak, REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise .. Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.