Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/9394 E. , 2025/18594 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/575 E., 2018/323 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜ
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/9394 E. , 2025/18594 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/575 E., 2018/323 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2025 tarihli ve KYB-2025/69968 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” ve 4. fıkrasındaki "Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki hükümleri nazara alındığında, müşteki ...'in Cumhuriyet Başsavcılığındaki 28/11/2016 tarihli beyanında zararının giderildiğini beyan etmesi karşısında, zararın soruşturma aşamasında giderildiği anlaşıldığından, sanığın cezasından anılan Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 168/2.maddesi uyarınca indirim yapılarak fazla ceza verilmesinde, 2- 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, hükümlünün talimat ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinde, 3- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeye göre, kayden 12/02/1997 doğumlu olan hükümlünün tekerrüre esas alınan Yenişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17/02/2010 tarihli ve 2009/168 Esas, 2010/34 Karar sayılı kararına konu suçun işlendiği 17/04/2009 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından tekerrüre esas alınamayacağı gibi adlî sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, hükümlünün talimat ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” ve 4. fıkrasındaki "Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki hükümleri nazara alındığında, şikayetçi ...'in Cumhuriyet Başsavcılığındaki 28.11.2016 tarihli beyanında zararının giderildiğini beyan etmesi karşısında, zararın soruşturma aşamasında giderildiği anlaşıldığından, hükümlünün cezasından anılan Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 168/2.maddesi uyarınca indirim yapılarak fazla ceza verilmesi, 3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeye göre, kayden 12.02.1997 doğumlu olan hükümlünün tekerrüre esas alınan Yenişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2010 tarihli ve 2009/168 Esas, 2010/34 Karar sayılı kararına konu suçun işlendiği 17.04.2009 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından tekerrüre esas alınamayacağı gibi adlî sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2016/575 Esas, 2018/323 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.